Gün geçtikçe çeşitlenen dolandırıcılık yöntemleri, vatandaşı hassas duygularından yakalayarak, emeklerini haksız yolla ele geçiriyor.
Bu duyguları fırsat bilen dolandırıcılar da gözüne kestirdikleri vatandaşı ağına düşürerek, belki yılların emeğiyle oluşturulmuş birikimlerine konuyorlar.
Bunlara bir örnek daha siyaset dünyasından bir ismin başına geldi.
İYİ PARTİLİ MİLLETVEKİLİNİ 70 MİLYON DOLANDIRDILAR
Kendisini ‘Mersin Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürü’ olarak tanıtan bir şüpheli, İyi Parti Milletvekili Burhanettin Kocamaz’ı telefonla arayarak adının FETÖ soruşturmasına karıştığını söyledi.
Şüpheliler, FETÖ mensuplarının yurt dışından getirdiği altınların ve paraların Kocamaz’ın kimlik bilgileri kullanılarak Türkiye’ye sokulduğunu, adına çok sayıda banka hesabı açıldığını ve gizli bir operasyon yürütüldüğünü öne sürdü.
GÜNLERCE TELEFONLA YÖNLENDİRDİLER
Emniyette ifade veren Burhanettin Kocamaz, günler boyunca farklı numaralardan arandığını ve konuştuğu kişilerin devlet görevlisi olduklarına inandığını anlattı.
Şüpheliler, operasyonun gizliliğini gerekçe göstererek Kocamaz’tan kimseyle konuşmamasını istedi.
Ardından banka hesaplarında bulunan paraların incelenmesi gerektiğini söyleyerek belirttikleri hesaplara para gönderilmesini sağladı.
İfade tutanağına göre Kocamaz, iki ayrı işlemle toplam 2 milyon 375 bin TL’yi dolandırıcıların yönlendirdiği hesaplara gönderdi.
EVDEKİ ALTIN VE DÖVİZLERİ DE HEDEF ALDILAR
Şebeke bununla da yetinmedi.
Kocamaz’ın ifadesine göre şüpheliler, evde bulunan altın ve dövizlerin de suç örgütleriyle bağlantılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.
Bunun üzerine evdeki para ve ziynet eşyalarının fotoğrafları çekilerek şüphelilere gönderildi.
Dosyadaki bilgilere göre Kocamaz’ın evinde yaklaşık 68 bin dolar, bin 900 euro, yaklaşık 7 kilo 350 gram külçe altın ile çok sayıda tam, yarım ve çeyrek altın bulunuyordu.

“PAROLA BAYRAK” DEDİLER
Şüpheliler, teslimat sırasında kullanılmak üzere “Bayrak” parolasını belirledi.
BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ÖNÜNDE TESLİM ETTİ
Dosyaya göre 16 Haziran günü Ankara’da Başkent Üniversitesi yakınlarında buluşma gerçekleştirildi.
İçerisinde para, altın ve ziynet eşyalarının bulunduğu çanta, şüphelilerin yönlendirdiği kişilere teslim edildi.
Kocamaz’a, inceleme tamamlandıktan sonra tüm mal varlığının eksiksiz şekilde geri verileceği söylendi.
Ancak teslimatın ardından şüphelilere ulaşamayan Kocamaz, dolandırıldığını anlayarak emniyete başvurdu.
TOPLAM ZARAR 70 MİLYON TL
Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmelerde teslim edilen para, altın ve dövizlerin toplam değerinin yaklaşık 70 milyon TL olduğu tespit edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından geniş çaplı çalışma başlatıldı.
ŞÜPHELİLER İSTANBUL’A KAÇARKEN YAKALANDI
Düzenlenen operasyonlarda aralarında suça sürüklenen çocukların da bulunduğu şüpheliler, para ve altınlarla birlikte yakalandı.
Operasyonda mağdura ait olduğu değerlendirilen çok sayıda ziynet eşyası ve para ele geçirildi.
TUTUKLANDILAR
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne sevk edildi.
Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından sorgulanan şüpheliler, ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmanın devam ettiği, şebekenin başka mağdurlarının bulunup bulunmadığının da araştırıldığı öğrenildi.

“YURT DIŞINDAN TÜRKİYE’YE PARA GETİRDİKLERİNİ SÖYLEDİLER”
Kocamaz, Emniyet ifadesinde nasıl dolandırıldığını tüm detaylarla ve şu sözlerle anlattı:
Sesinden erkek olduğunu anladığım ve kendisini Mersin TEM Şube Organizasyon Amiri Ali Rıza ve Mehmet Akif olarak tanıtan şahıslar bana, Mersin ilinde yapılan yol kontrol noktasında yakalanan şüphelilerin üzerinde bize ve eşime ait kimlik çıktığını, ancak bu kimliklerde başka şahıslara ait fotoğraflar bulunduğunu, bu şahısların FETÖ terör örgütü üyesi olduğunu ve yurt dışından Türkiye’ye para getirdiklerini söylediler…
“İKAMETİMDE BULUNAN DÖVİZ VE ALTINLARIN FOTOĞRAFLARINI ÇEKİP GÖNDERDİM”
Ben de ikametimde bulunan; 68 bin Amerikan Doları, yaklaşık bin 900 euro, 7 kilo 350 gram külçe altın, 57 tam altın, 10 yarım altın, 18 adet çeyrek altın, yaklaşık 100 gram 24 ayar altın zincir, 80 gram altın bilezik, ayarını ve gramını hatırlamadığım altın çocuk bilekliği, 7 adet ayarını ve gramını hatırlamadığım altın bilezik, 3 adet beyaz altın bileklik, eski tip tam ve yarım altınlardan yapılmış gerdanlık, 3 adet altın küçük kolyeyi evde yatağın üzerine dizerek fotoğraflarını çekip şahıslara WhatsApp üzerinden gönderdim.
“ARAMIZDA PAROLA OLACAĞINI SÖYLEDİLER”
Telefondaki şahıslar bana benim temiz ve iyi bir insan olduğumu ancak bu ziynet eşyaları ve dövizlerin yakalanan şahısların beyanındaki 16 kilo altın ile uyuşup uyuşmadığının laboratuvar ortamında incelenerek tespitinin yapılacağını, devlet güvencesi altında olacağını ve ertesi gün tarafıma teslim edileceğini söylediler.
Bana para ve ziynet eşyalarımı bir torbaya koymam gerektiğini, görevlendirdikleri bir arkadaşlarını göndereceklerini ve bu kişi ile aramızda bir parola olacağını, parolanın da “Bayrak” olduğunu söylediler.
“FETÖ’CÜLERİN BENİ TAKİP ETTİKLERİNİ SÖYLEDİLER”
Ben de kendilerinin söylediği şekilde yukarıda yazılı para ve ziynet eşyalarını siyah renkli bir çantaya koydum…
Telefondaki şahıslar bana FETÖ’cülerin beni takip ettiklerini, evimi dinlediklerini, bu sebeple hazırladığım para ve ziynet eşyalarını kendilerinin söyledikleri konuma getirmem gerektiğini söylediler.
Bana evimin nerede olduğunu sordular. Ben de Konutkent Kavşağı Sofaloca Sitesi’nde olduğunu, Başkent Üniversitesi’ne yakın olduğunu söyledim.
Bana Başkent Üniversitesi’nde arkadaşlarının olacağını ve oraya götürmemi söylediler.
Ben de 16.06.2026 günü saat yaklaşık 17.30-18.30 sıralarında ikametimden ayrılarak aracımla şahısların söylediği Fatih Sultan Mahallesi’nde bulunan Başkent Üniversitesi güney kapısına gittim.
“ARACIN YANINDA 25 YAŞLARINDA BİR ŞAHIS BEKLİYORDU”
Ben aracımda otururken içerisinde para ve ziynet eşyası bulunan çanta da sağ taraftaki yolcu koltuğunun üzerinde duruyordu.
Ben üniversitenin giriş kapısına gittiğimde girişin biraz gerisinde sağ tarafta plakasını görmediğim ancak gri renkli, 20-30 yaşlarında bayan model olduğunu tahmin ettiğim bir araç ve aracın yanında da görsem tanıyabileceğim 25 yaşlarında, başında şapka bulunan, kısa saçlı, zayıf yapılı, koyu renk giyimli, orta boylu bir erkek şahıs bekliyordu.
“PAROLAYI SORDUM, ‘BAYRAK’ DEDİ
Daha sonra bu şahıs benim aracımın sağ ön yolcu koltuğuna doğru yanaştı. Camlar açıktı.
Ben şahsa telefondaki kişilerin yönlendirmesi ile parolayı sordum, o da bana “Bayrak” dedi.
Daha sonra koltuğun üzerinde bulunan ve içerisinde para ve ziynet eşyası bulunan siyah renkli çantayı aracın içinden uzatarak aldım ve gidip bekleyen bahsettiğim araca doğru ilerlemeye başladı…
“İNCELEME YAPILINCA GERİ VERECEKLERİNİ SÖYLEDİLER”
Ardından aracın sağ ön yolcu koltuğuna oturdu ve araç ile oradan ayrıldılar.
Aracı başka bir şahsın kullandığını, araçta iki kişi olduklarını gördüm.
Daha sonra telefondaki şahıslar bana para ve ziynet eşyalarımı alacaklarını, gerekli incelemenin yapılacağını ve ardından tarafıma teslim edileceğini söylediler.
“BELGE İSTEYİNCE ‘SAVCI GÖRMEDEN VEREMEYİZ’ DEDİLER”
Ben de kendilerine tarafıma bir belge verilip verilmeyeceğini sordum.
Bana belgeyi savcı görmeden veremeyeceklerini, beklemem gerektiğini ancak savcının emri olduğunu söylediler.
Ben de bahse konu yerden ayrılarak ikametime geri döndüm.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi









