Sadece şehrine değil, “3 büyüklerden başkası şampiyon olamaz” cümlesiyle ifade edilen müesses nizamı çöpe atarak tüm Anadolu’ya başarıları ve kupaları getiren Trabzonspor, 59 yıl önce atılan imzalardan çok daha eski bir maziye sahip.
Trabzon’da futbol tutkusu Cumhuriyet’ten bile önceye gidiyordu.
Şehrin; biri 1913’te, diğeri 1921’de kurulduğu kabul edilen iki futbol takımı İdmanocağı ve İdmangücü zamanla şehir futbolunun iki büyük temsilcisi olarak ortaya çıktı.
ŞAMPİYONLUK SERİLERİYLE KIZIŞAN REKABET
Rekabet özellikle 1930’larda iyice kızışmaya başladı.
İdmanocağı, Trabzon yerel liginde 1929-30 sezonundan itibaren beş kez üst üste şampiyon olurken, 1934-35’ten itibaren de bu sefer İdmangücü yedi yıl üst üste şampiyonluk yaşadı.

“OCAKLILAR” İLE “GÜÇLÜLER”
Bu yarış, İdmanocağı-İdmangücü rekabetini büyütürken, Trabzon’un iki takımının da taraftar kitlelerini oluşturma konusunda da önemli rol oynadı.
İki takımın mücadelesi, artık rekabetin kızışmasıyla aidiyet hissi artan taraftarlar için sahanın ötesine geçmeye başladı.
Trabzon’un gündelik hayatında kendilerine “Ocaklılar” ve “Güçlüler” diyen iki ayrı futbol takipçisi kitle ortaya çıktı.

İLK VE ‘EKSİK’ TRABZONSPOR
Yerel rekabet yaklaşık 30 yıl bu şekilde devam ederken, 1960’ların ortasında Türkiye’de profesyonel liglerin yaygınlaştırılmasıyla birlikte Trabzon’un da güçlü bir profesyonel kulüple temsil edilmesi gündeme geldi.
1966 yılında İdmangücü, şehrin başka takımları Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor ile birleşti ve kulübün adının Trabzonspor olmasına karar verildi.
Ancak bu birleşme Trabzon’un gerçek anlamda birleştiği hissini vermedi. Çünkü şehrin en güçlü iki kulübünden İdmanocağı, ezeli rakibinin başı çektiği bu birleşmeye dahil edilmemişti.

İDMANOCAĞI, DANIŞTAY’A GİTTİ
Kendi yolundan ilerleyerek profesyonel lige girmeye çalışan İdmanocağı’nın da birleşmeye katılmasıyla ilgili görüşmeler sonuçsuz kaldı.
İdmanocağı, kendisi dışında kurulan Trabzonspor’a karşı Danıştay’da dava açtı ve mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

BİRLEŞMEK ŞART OLDU
1967 yazında ise konu iki kulübün meselesi olmaktan çıktı ve Trabzon’un profesyonel liglerde temsil edilip edilmeyeceği tartışmasına döndü.
Dönemin Beden Terbiyesi Genel Müdürü Ulvi Yenal, İdmanocağı ile İdmangücü birleşmediği takdirde iki kulübün de İkinci Lig’e alınmayacağını ve Trabzon’un profesyonel liglerde temsil edilmeyeceğini bildirdi.

TRABZONLULAR YÜRÜDÜ
Günler süren görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine Temmuz 1967’nin sonlarında Trabzonlular, birleşmeyi sağlayamayan kulüp yöneticilerini protesto etmek için sessiz bir yürüyüş düzenledi.
Trabzonluların baskısı sonucunda beklenen uzlaşmaya varıldı.

BORDO-MAVİ
2 Ağustos 1967’de İdmanocağı ve İdmangücü birleşme konusunda uzlaştı ve Karadenizgücü ile Martıspor’un da katılımıyla bugünkü Trabzonspor’un kuruluşu ilan edildi.
1967’de İdmanocağı’nın “sarı-kırmızı”sını da İdmangücü’nün “kırmızı-beyaz”ını da kullanmama kararı alınarak farklı bir renk kombinasyonuna gidildi: Bordo-Mavi.

BİRLİKTEN KUVVET DOĞDU
1967-68 sezonunda İkinci Lig’de mücadele etmeye başladı ve ilk sezonunu Beyaz Grup’ta 6’ncı sırada tamamlayan Trabzonspor, 1973-1974 sezonunda İkinci Lig’de şampiyon olarak Birinci Lig’e yükseldi.
Trabzonspor, 1. Lig’deki ikinci sezonu olan 1975-76 sezonunda ise 1. Lig’deki ilk şampiyonluğunu yaşadı.
Böylece yıllardır Trabzon futbolunu ikiye bölen rekabet, birkaç yıl sonra Türk futbolunun en büyük başarı hikayelerinden birini başlattı.









