AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
Toplantı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın mensuplarına açıklamalarda bulunuyor.
Ömer Çelik’in konuşmasından öne çıkanlar:
“Bugün iki temel konuyu görüşüyoruz. Bir tanesi, 14 Ağustos’ta partimizin kuruluşunun 100. yılı dolayısıyla yapacağımız etkinlik. O çerçevede Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Faruk Acar’ın bir sunumu gerçekleşecek. Yine Terörsüz Türkiye’nin ekonomik boyutunun değerlendirilmesi bakımından Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Nihat Zeybekci’nin kapsamlı bir sunumu olacak. Tabii her zamanki gibi Grup Başkanımız Sayın Abdullah Güler, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmaları hakkında bilgi verecek. Diğer arkadaşlarımızın değerlendirmeleriyle birlikte MYK’mız devam edecek. Bu konularla ilgili sizinle bilgi paylaşacağım.
Öncelikle Filenin Sultanları’nı buradan bir kez daha tebrik ediyoruz. Görkemli bir şampiyonluk getirdiler ülkemize. Hepimiz kendileriyle gurur duyuyoruz. Milletimizin sevinci büyük. Sadece spor camiasının değil, milletimizin her bir ferdinin sevincini bu şekilde yükselttiler. Hepimize büyük bir gurur yaşattılar. O yüzden Filenin Sultanları’na buradan bir kez daha teşekkürlerimizi ve tebriklerimizi sunuyoruz. Desteğimizin her zaman onlarla olduğunu da ifade ediyoruz.
Terörsüz Türkiye konusunda daha önce de söylemiştim sizlere. Yeni bir aşamaya geldiğimizi ifade etmiştim. Yeni aşama, silah bırakmanın temin edilmesi, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal çerçevenin, bir yasal zeminin ortaya çıkmasıydı. Doğrusunu söylemek gerekirse bununla ilgili çok sayıda toplantı yapıyoruz. Hemen her gün çalışıyoruz. Tabii istişarelerimizi sürdürüyoruz. Siyasi boyutları olan, hukuki boyutları olan, istihbari boyutu olan, stratejik boyutu olan çok kapsamlı bir süreçten bahsediyoruz. Şimdiye kadar ortaya koyulan irade, Cumhur İttifakı tarafından ortaya koyulan irade, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon vasıtasıyla Meclis Başkanımızın başkanlığında yürütülen çalışmalar, aynı şekilde Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlarla bunun bir devlet politikası olarak yürütülüyor olması, yine Sayın Bahçeli’nin açıklamalarıyla bu konunun önünün açılmasına dönük stratejik müdahaleler, bütün bu zaman diliminin son derece dinamik geçmesini sağladı. Bütün bu dinamizm içerisinde devletimizin niteliklerine ve milletimizin değerlerine gölge düşürecek hiçbir şey yapılmadı.
Burada esas olan, dediğimiz gibi her zaman söylediğimiz gibi, Türkiye’nin temel değerlerini korumaktır. Türkiye’yi terör yükünden kurtarmaktır. Bundan sonra buraya kadar gelmek önemlidir. Bir söz vardır. “Bundan sonrasında yürümeyeceksek buraya kadar niye geldik?” diye. Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Aslında bir bakıma, başka bir boyutuyla mesele yeni başlıyor. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak bakımından tabii ki yasal bir zeminin oluşması son derece önemli. Ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer önemlidir. Toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp sağlamamak önemlidir. O yüzden özellikle bu süreçte tabii ki katkılar çok değerlidir. Tabii ki yapıcı eleştiriler de çok değerlidir. Burada katkı adı altında dar mahalle ideolojilerinin gündeme gelmesi son derece zararlıdır. Ya da eleştiri adı altında yapıcı olmak yerine yıkıcı eleştirilerde bulunulması son derece zararlıdır. Çünkü bu, bütün Türkiye’yi ilgilendiren bir meseledir. Bu mesele sadece siyasi bakışlara göre var olan ya da yok olan bir mesele değildir.
Türkiye uzun zamandır terörle mücadele ediyor. Biz hükümetlerimiz döneminde pek çok reformu hayata geçirerek Türkiye’nin demokrasi eksiğinin kapatılması, Türkiye’nin demokrasi eksiğinden doğan sorunların giderilebilmesi bakımından en zor zamanlarda, vesayetin en ağır ve en karanlık dönemlerinde güçlü reformlara imza attık. Tabii ki en büyük takdir, en büyük gurur, en büyük değer milletimizin fertlerinindir. Şimdiye kadar milletimizin arasına Türk-Kürt diye, Alevi-Sünni diye fitne sokmaya çalışan birçok istihbarat operasyonuna, birçok provokasyona ve suikasta hedef oldu ülkemiz. Siyasi tarihimizi şekillendirmek için, siyasi partileri şekillendirmek için birçok operasyonla karşı karşıya kaldı. Ama ister Türk olsun, ister Kürt olsun, ister Alevi olsun, ister Sünni olsun, bütün bu provokasyonlar karşısında milletimizin sağduyulu tek bir ferdi bile bir diğerine yan gözle bakmadı.”








