New York Times muhabiri yazdı: İsrail hapishanelerinde, Filistinli esirlere tecavüz

New York Times (NYT) gazetesi muhabiri Nicholas Kristof, İsrail tarafından Filistinli esirlere yönelik tecavüz ve diğer cinsel şiddet olaylarına ilişkin araştırma yürüttü.

Araştırma kapsamında, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından cinsel saldırıya uğrayan 14 Filistinli kadın ve erkekle görüşen Kristof, mağdurların aileleri, yetkililer ve çeşitli kaynaklarla da bir araya geldi.

Kristof, araştırmasının sonuçlarını “Filistinlilere Yönelik Tecavüz Karşısında Sessizlik” başlıklı haberinde kaleme aldı.

TECAVÜZ, DARP, CİNSEL ŞİDDET, AŞAĞILAYICI MUAMELE…

Haberde, eski esirlerin gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde “tecavüz, darp, cinsel şiddet tehdidi ve aşağılayıcı muameleye” maruz kaldıklarına ilişkin ifadelerine yer verildi.

İddialara göre, bazı gardiyanlar erkekler, kadınlar ve çocuklara yönelik cinsel saldırı ve istismarda bulundu.

Filistinlilere yönelik cinsel saldırıların boyutunun kesin olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığını dile getiren Kristof, İsrailli yetkililerin cinsel şiddeti “sistematik ve İsrail’in standart operasyon prosedürlerinden biri haline getirdiğini” aktardı.

“ÇOK BÜYÜK ACI ÇEKİYORDUM, ÖLMEK İÇİN DUA EDİYORDUM”

Kristof’a yaşadıklarını anlatan 46 yaşındaki Sami el-Sai, 2024’te gözaltına alındıktan sonra cezaevine götürülürken bir grup gardiyanın saldırısına uğradığını söyledi.

El-Sai, “Hepsi bana vuruyordu. İçlerinden biri başıma ve boynuma bastırıyordu.” şeklinde konuşarak, gardiyanların daha sonra pantolonunu ve iç çamaşırını çıkardığını anlattı.

Gardiyanlardan birinin, esirleri dövmekte kullanıldığı lastik copu rektumuna zorla sokmaya çalıştığını anlatan el-Sai, “Kendimi korumaya çalıştım ama başaramadım.” dedi

Yaşadıklarının “son derece acı verici” olduğunu belirten el-Sai, gardiyanların kendisine güldüğünü, daha sonra “Havuçları getirin” şeklinde bir ses duyduğunu ve havuç kullanıldığını söyledi.

El-Sai, “Çok büyük acı çekiyordum. Ölmek için dua ediyordum.” ifadelerini kullandı.

“FOTOĞRAF ÇEKİLMESİNE İZİN VERİLMEDİ”

Olay sırasında kadın bir gardiyanın kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu öne süren el-Sai, cinsel organının acıdan çığlık atana kadar sıkıldığını söyledi.

El-Sai, gardiyanlardan birinin yaşananları kameraya kaydetmeye çalıştığını, bu sırada İbranice konuşan kişilerden birinin “fotoğraf çekmeyin” dediğini duyduğunu aktardı.

Saldırının ardından kelepçeli halde yerde bırakıldığını aktaran el-Sai, ardından gardiyanların “sigara molası verdiklerini” kaydetti.

Daha sonra hücresine götürüldüğünü aktaran el-Sai, yerdeki kusmuk, kan ve kırık diş izleri nedeniyle hücresinin daha önce de benzer amaçlarla kullanıldığı anladığını kaydetti.

El-Sai ayrıca, kendisinden İsrail istihbaratı adına muhbirlik yapmasının istendiğini ancak bunu reddettiği bilgisini verdi.

ESİRLERİ SESSİZ KALMALARI KONUSUNDA UYARMIŞLAR

Kristof, serbest bırakılan Filistinlilerin ifadelerine göre bu ihlallerin araştırılmamasının bir nedeninin İsrail makamlarının tehditleri olduğunu belirterek, bu makamların serbest bırakılan esirleri düzenli aralıklarla “sessiz kalmaları” konusunda uyardıklarını kaydetti.

Filistinli mağdurların kendisine anlattığına göre bir diğer neden ise Arap toplumunun, esirlerin ailelerinin moralini bozma, Filistin anlatısını zayıflatma veya ileride yapılacak bir evliliğe engel olacağı korkusuyla bu konunun tartışılmasını istememesi.

“METAL COPLA YİNE TECAVÜZE UĞRAMIŞ”

Herhangi bir suçlama yöneltilmeden aylarca gözaltında tutulduktan sonra bu yıl başlarında serbest bırakılan çiftçinin mağduriyetine yer veren Kristof, makalesinde bu çiftçinin yaşadıklarını kendisine şu şekilde anlattığını belirtti:

“Altı kadar gardiyan, kollarını ve bacaklarını tutarak onu hareketsiz hale getirmiş, pantolonunu ve iç çamaşırını indirip metal bir copu rektumuna sokmuş. Tecavüzcüler gülüp tezahürat yapıyormuş. Birkaç saat sonra bayılmış ve cezaevi revirine götürülmüş. Uyandığında yine metal copla bir kez daha tecavüze uğramış.”

“ŞİKAYET ETMEK İSTEYİNCE ALAY ETTİLER”

Röportajda, olaydan sonra “yaralandığını, yıkıldığını ve ağladığını” anlatan mağdur Filistinli, hücresine geri götürüldükten sonra, tacize uğradığına dair şikayette bulunmak için bir gardiyandan kalem ve kağıt istediğini, talebinin reddedildiğini ve o akşam bir grup gardiyanın hücresini bastığını söyledi.

Bir gardiyanın “Şikayette bulunmak isteyen kim?” diye alay ettiğini ve diğerinin de dalga geçtiğini aktaran çiftçi, İsrailli gardiyanların o gün kendisine üçüncü kez copla tecavüz ettiklerini ve “Artık şikayetine ekleyecek daha çok şeyin var.” şeklinde alay ettiklerini belirtti.

Kristof, çiftçinin röportajdan birkaç gün sonra kendisini arayıp haberde isminin geçmemesi talebinde bulunduğunu, İsrail iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’in ise “az önce” onu ziyaret ederek “sorun çıkarmaması” konusunda uyardığını belirtti.

“YETKİLİLERİN BUNA ENGEL OLMADIĞINA DAİR DELİLER VAR”

İsrail asıllı ABD’li insan hakları avukatı ve İsrail İşkenceye Karşı Kamu Komitesi (PCATI) İcra Direktörü Sari Bashi, NYT gazetesine yaptığı açıklamada, Filistinli esirlere yönelik cinsel istismarı “bir gerçek” olarak nitelendirerek, bu durumun normalleştirildiğini belirtti.

Bashi, “Bunun emredildiğine dair bir delil görmüyorum. Ancak yetkililerin bunun yaşandığının farkında oldukları ve buna engel olmadıklarına dair sürekli kanıtlar var.” şeklinde konuştu.

“CEZASIZLIK, İHLALCİLER İÇİN ‘YEŞİL IŞIK’ OLUŞTURUYOR”

Kuruluşunun Filistinli esirlere yönelik korkunç ihlalleri ayrıntılı olarak anlatan yüzlerce şikayette bulunduğunu, ancak bunların hiçbirinin davayla sonuçlanmadığını belirten Bashi, “Cezasızlık, ihlalciler için bir ‘yeşil ışık’ oluşturuyor.” diye konuştu.

NESNELERLE TECAVÜZ YAYGIN BİR DURUM

Bashi, ayrıca Gazze’den alıkonulan Filistinli esire tecavüz görüntüleri ortaya çıkan İsrailli askerlerin yargılandığı Sde Teiman davasının 12 Mart’ta düşürülmesini “tecavüze izin vermek” olarak değerlendirdi.

İsrailli avukat Ben Marmarelli de temsil ettiği Filistinli esirlerin anlatımlarından yola çıkarak bu kişilere “nesnelerle tecavüzün” yaygın bir durum olduğunu söyledi.

FİLİSTİNLİ ESİRLERE YÖNELİK CİNSEL ŞİDDET

İsrail merkezli insan hakları örgütü B’Tselem de İsrail güvenlik güçlerinin Filistinli esirlere yönelik “ciddi cinsel şiddet” uyguladığını belgeledi.

Söz konusu belgelerde, işkencenin “kabul görmüş bir norm haline geldiği” eleştirilerek, Gazze’de alıkonulan Tamer Qarmut isimli bir Filistinlinin bir sopayla tecavüze uğradığına ilişkin ifadelerine yer verildi.

“KENDİ EĞLENCELERİ İÇİN İNSANLARA KÖTÜ DAVRANACAK BİR NOKTAYA GELİYORLAR”

İsrail hapishanesi revirinde görev yapmış eski bir subay, Filistinlilere yönelik şiddete dikkati çeken “Breaking the Silence” adlı sivil toplum kuruluşuna verdiği demeçte, “Görüyorsunuz ki, sıradan, gayet normal insanlar, sorgulama ya da başka bir şey için bile değil, sırf kendi eğlenceleri için insanlara kötü davranacak bir noktaya geliyorlar. Eğlence olsun diye, arkadaşlara anlatacak bir şey olsun diye ya da intikam için.” değerlendirmelerinde bulundu.

“ÇIPLAK ARAMADA ERKEK GARDİYAN GELDİ”

İsrailliler tarafından alıkonan ve ismini belirtmek istemeyen 23 yaşındaki Filistinli kadın, Kristof’a maruz kaldığı kötü muameleyi anlattı.

Kendisini gözaltına alan askerlerin ona, annesine ve küçük yeğenine tecavüz tehdidinde bulunduğunu belirten Filistinli kadın, sürecin kadın gardiyanlar tarafından yapılan bir üst aramasıyla başladığını “fakat sonrasında tamamen çıplakken bir erkek askerin geldiğini” söyledi.

Filistinli kadın, daha sonra alıkoyulduğu süre boyunca erkek ve kadın görevliler tarafından defalarca çıplak aramaya maruz bırakıldığını ve darp edildiğini söyledi.

“ELLERİNİ VÜCUDUMUN HER YERİNE SÜRTÜYORLARDI”

Birkaç erkek ve kadın gardiyanın birlikte hücresine gelerek onu zorla soyup çıplak bıraktığını, ellerini arkasına kelepçelediğini ve onu belinden öne doğru eğdiğini anlatan kadın, bazen de kafasının zorla tuvalete sokulduğunu belirtti.

Filistinli kadın, bu pozisyonda dövüldüğünü ve her yerinden taciz edildiğini aktararak, “Ellerini vücudumun her yerine sürtüyorlardı.” diye konuştu.

“GÜNDE BİRKAÇ KEZ SOYUP DÖVÜYORLARDI”

Dayaklar yüzünden ara sıra bilincini yitiren ve bu nedenle de tecavüze uğrayıp uğramadığını bilmediğini söyleyen Filistinli kadın, amacın, hem ruhunu incitmek hem de İsrailli erkeklerin çıplak bir Filistinli kadına cezasız şekilde cinsel tacizde bulunmasına imkan tanımak olduğunu ifade etti.

Filistinli kadın, “Günde birkaç kez soyulup dövülüyordum. Sanki beni orada çalışan herkese tanıtıyorlarmış gibiydiler. Her vardiyanın başında, erkekleri getirip beni soyduruyorlardı.” ifadelerini kullandı.

Hapishaneden tahliye edilmek üzereyken altı görevlinin bulunduğu bir odaya çağrıldığını ve röportaj vermemesi konusunda uyarıldığını belirten kadın, “Eğer sesimi yükseltirsem bana tecavüz edeceklerini, beni ve babamı öldüreceklerini söylediler.” dedi.

“HERKES AŞAĞILAYACI VE CİNSEL SALDIRILARA MARUZ KALDI”

Gazzeli bir gazeteci de 2024’de İsrail tarafından alıkonduğunda yaşadığı istismarı yazarla paylaştı.

Kimsenin cinsel saldırılardan kurtulamadığını vurgulayan gazeteci, “Herkes tecavüze uğramadı diyebilirim ama herkes aşağılayıcı ve iğrenç cinsel saldırılara maruz kaldı.” dedi.

Gazeteci, bir keresinde, gardiyanların saatlerce cinsel organını fermuarla sıkıştırıp dövdüklerini belirterek olaydan sonraki günler boyunca idrarından kan geldiğini söyledi.

Bir keresinde ise yerde, çıplak ve gözleri bağlıyken kelepçelendiğini ve bu haldeyken bir köpeğin getirildiğini anlatan gazeteci, İbranice konuşan bir görevlinin teşvikiyle köpeğin üzerine atladığını ifade etti.

“BAZI ANLAR VAR Kİ HATIRLAMAK DAYANILMAZ GELİYOR”

Gazeteci, “Fotoğraf çekmek için kameralarını kullanıyorlardı ve kahkahalarını ve kıkırdamalarını duydum.” dedi.

Serbest bırakıldığında bir İsrailli yetkilinin kendisini “Geri döndüğünde hayatta kalmak istiyorsan, basına konuşma.” diye uyardığını aktaran gazeteci, “Bazı anlar var ki, hatırlamak dayanılmaz geliyor. Az önce size bunu anlatırken kalbim duracak gibi hissettim. Ama orada hala insanlar olduğunu biliyorum. O yüzden sesimi çıkarıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“CİNSEL ORGANIMI KESMELERİNDEN KORKTUM”

Ürdün Vadisi’nde bir köyde yaşayan 29 yaşındaki çiftçi Suhaib Abualkebash, yaklaşık 20 kişilik bir grup İsraillinin ailesinin evini talan ettiğini, yetişkin ve çocuk ayırt etmeksizin herkesi dövdüğünü, mücevherlerini ve 400 koyununu çaldıklarını anlattı.

İsraillilerin “av bıçağıyla kıyafetlerini kestiğini, cinsel organını sıkıca bağlayarak çektiğini” söyleyen Abualkebash, bu kişilerin “cinsel organını kesmelerinden korktuğunu” ifade etti.

Kristof, “Bazıları, Filistinlilerin İsrail’i karalamak için cinsel saldırı suçlamaları uydurup uydurmadığını merak edebilir. Bu, bana olası görünmüyor. Çünkü röportaj yaptığım hiç kimse, benim peşimden koşmadı ya da başka kimlerle konuştuğumu bilmiyordu. Üstelik konuşmaya pek de istekli değillerdi.” ifadelerini kullandı.

İsraillilerin işlediği cinsel istismar suçlarının sıklaştığına ilişkin bazı kanıtlar olduğunu belirten Kristof, bu durumun bazı normları değiştirdiğini ve Filistinli mağdurları seslerini duyurmaya daha istekli hale getirdiğini kaydetti.

“BU TOPRAKLARDA HER GÜN SAVAŞ SUÇLARI İŞLENİYOR”

Filistinli yetkili Muhammed Matar da İsraillilerin üstünü çıkardığını ve cinsel saldırıda bulunduğunu belirterek “6 ay boyunca bu konuyu kimseyle, ailemle dahi konuşmadım.” dedi.

Konu hakkında görüşleri sorulan eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert ise Filistinlilere yönelik cinsel şiddet hakkında fazla bir şey bilmediğini ancak duyduğu hikayelere şaşırmadığını belirterek “Bu topraklarda her gün savaş suçları işleniyor.” ifadesini kullandı.

7 Ekim 2023’teki saldırılarla ilgili olarak da Kristof, o dönemde birçok siyasetçinin İsraillilere yönelik cinsel saldırıyı kınadığını hatırlatarak, “Hamas’ın insan haklarını ağır biçimde ihlal ettiğini” ancak İsrailli yetkililerin kendi ihlalleriyle de yüzleşmesi gerektiğini söyledi.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)

Diğer Haberler

Dünyanın en ilginç bisiklet yolu: Suyun ortasından geçiyor

Doğayla iç içe tasarımı ve suyun ortasından geçen etkileyici yapısıyla dikkat çeken bu bisiklet rotası, sıradan parkurlardan tamamen farklı. Gölün içinden ilerliyormuş hissi veren yol, hem manzarası hem de mimarisiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Haberi Oku
İsrail erken seçime gidebilir: Netanyahu liderliğindeki koalisyon yasa tasarısı sundu

İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon, İsrail Meclisi’nin feshedilmesine ilişkin yasa tasarısı sundu. Söz konusu tasarının kabul edilmesi halinde İsrail, 5 ay içerisinde erken seçime gidecek.

Haberi Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gözden Kaçanlar

Dünyanın en ilginç bisiklet yolu: Suyun ortasından geçiyor

Dünyanın en ilginç bisiklet yolu: Suyun ortasından geçiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan’da

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan’da

İsrail erken seçime gidebilir: Netanyahu liderliğindeki koalisyon yasa tasarısı sundu

İsrail erken seçime gidebilir: Netanyahu liderliğindeki koalisyon yasa tasarısı sundu

Gazze’de yıkılmış evlerin duvarına Lamine Yamal’ın portresi çizildi

Gazze’de yıkılmış evlerin duvarına Lamine Yamal’ın portresi çizildi

Donald Trump Şi Jinping’in elini çekmeyi denedi

Donald Trump Şi Jinping’in elini çekmeyi denedi

Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu: 20 gözaltı

Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu: 20 gözaltı

Devlet Bahçeli’nin talimatıyla Adana’da Fatih Terim Müzesi kuruluyor

Devlet Bahçeli’nin talimatıyla Adana’da Fatih Terim Müzesi kuruluyor

Kozmetik imparatorluğunu bıraktı; Rahip oluyor

Kozmetik imparatorluğunu bıraktı; Rahip oluyor