Ortadoğu’da kırılgan ateşkes sürecinin geleceğine ilişkin endişeler artarken, İsrail savaş uçakları gece boyunca Lübnan’ın çeşitli bölgelerine yeni saldırılar düzenledi.
Özellikle ülkenin güney kesimlerinde yoğunlaşan bombardımanlar, sınır hattındaki güvenlik krizinin yeniden derinleştiğine işaret ederken, bölge halkı bir kez daha saldırıların gölgesinde geceyi geçirmek zorunda kaldı.
GÜNEY LÜBNAN’DAKİ BELDELER HEDEF ALINDI
Lübnan resmi haber ajansının aktardığı bilgilere göre İsrail savaş uçakları, gece saatlerinde ülkenin güneyindeki çeşitli yerleşim birimlerine hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda Nebatiye kentine bağlı Kefr Dunin beldesi hedef alınırken, başkent Beyrut’un güneyinde yer alan Sayda kentine bağlı Benaful beldesinin de bombardımana maruz kaldığı bildirildi.
Bölgede yaşayan siviller saldırıların ardından büyük panik yaşarken, bombardıman seslerinin gece boyunca geniş bir alanda hissedildiği ifade edildi.
BATI BEKAA’YA TOPÇU ATIŞLARI
Hava saldırılarının yanı sıra İsrail ordusunun Batı Bekaa bölgesindeki bazı beldeleri obüs toplarıyla vurduğu kaydedildi. Sınır hattına yakın bölgelerde yoğunlaşan topçu atışlarının ardından çok sayıda noktada hasar meydana geldiği belirtilirken, can kaybı ve yaralanmalara ilişkin resmi açıklamaların beklendiği aktarıldı.
Güvenlik kaynakları, son saldırıların özellikle Hizbullah’ın etkin olduğu bölgelerde yoğunlaştığını değerlendiriyor.
İSRAİL: “HEDEFLER HİZBULLAH ALTYAPISI”
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise saldırıların Hizbullah’a ait olduğu öne sürülen askeri altyapıları hedef aldığı savunuldu. Açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a yönelik operasyonların sürdürüldüğü ifade edildi.
İsrail tarafı, saldırıların güvenlik gerekçeleriyle gerçekleştirildiğini belirtirken, Lübnanlı yetkililer ise bombardımanların ülkenin egemenliğine yönelik ihlal oluşturduğunu savunuyor.
MART AYINDAN BU YANA ÇATIŞMALAR BÜYÜDÜ
İsrail ordusu, 2 Mart’ta Lübnan’a yönelik geniş çaplı hava operasyonları başlatmış ve ülkenin güneyindeki birçok bölgeyi hedef almıştı. Çatışmaların şiddetlenmesiyle birlikte yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kalırken, Lübnan hükümeti yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
Saldırılar, sınır hattındaki güvenlik krizini bölgesel bir insani soruna dönüştürürken, uluslararası toplum da taraflara itidal çağrılarında bulunmuştu.
ATEŞKES GİRİŞİMLERİ PEŞ PEŞE GELDİ
Çatışmaların durdurulması amacıyla son aylarda bir dizi diplomatik girişim yürütüldü. ABD’nin arabuluculuğunda taraflar arasında geçici ateşkes anlaşmaları yapılırken, bu anlaşmaların süresi çeşitli görüşmeler sonucunda uzatıldı.
İlk olarak nisan ayında yürürlüğe giren geçici ateşkes daha sonra uzatılmış, mayıs ayında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından da ateşkes süresinin 45 gün daha devam etmesi kararlaştırılmıştı.
Ancak sahadaki gelişmeler, diplomatik temasların çatışmaları tamamen durdurmakta yetersiz kaldığını ortaya koydu.
HİZBULLAH’IN TUTUMU SÜRECİ ZORLAŞTIRDI
Washington’da gerçekleştirilen son görüşmeler sonrasında İsrail ve Lübnan arasında daha kapsamlı bir ateşkes planı üzerinde uzlaşı sağlandığı açıklanmıştı. Söz konusu plan, Hizbullah’ın saldırılarını tamamen durdurmasını ve güçlerini Litani Nehri’nin güneyinden çekmesini öngörüyordu.
Ancak Hizbullah yönetimi, şartlı ateşkes önerisini kabul etmeyeceğini duyurarak sürece mesafeli yaklaşmıştı. Bu gelişmenin ardından bölgede askeri hareketlilik yeniden artarken, taraflar arasındaki gerilim de tırmanmaya devam etti.
CAN KAYBI BİLANÇOSU AĞIRLAŞIYOR
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın son verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 666’ya yükseldi. Binlerce kişinin yaralandığı çatışmalar nedeniyle çok sayıda yerleşim yeri zarar görürken, altyapıda da ciddi tahribat meydana geldi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)









