Gündeme ilişkin önemli açıklamalar…
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bursa Karacabey’deki TİGEM tesislerinde aralarında Ensonhaber Genel Yayın Yönetmeni İlyas Efe Ünal’ın da olduğu gazeteciler ile bir araya geldi.
Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yumaklı, kafalarda soru işareti yaratan birçok konuya açıklık getirdi.
YAKLAŞAN KURBAN BAYRAMI
Yaklaşan Kurban Bayramı hakkında konuşan Bakan, “Kurban Bayramı öncesi hazırlıklarımızı tamamladık. Şu an için hayvan sayımız yeterli. Vatandaşlarımızın sağlıklı hayvanlara ulaşması ve ibadetlerini dini açıdan uygun hayvanlarla yerine getirebilmesi için kontrol ve denetimlerimiz de başladı.
Türkiye genelinde hâlihazırda faaliyet gösteren 5 Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonumuzda ve kurban pazarlarında ekiplerimiz sıkı denetimler gerçekleştiriyor. Bunun yanında vatandaşlarımız da kurbanlık alırken Tarım Cebimde uygulaması üzerinden küpe numarasını sorgulayarak kendi kontrollerini yapabilir.” dedi.
SAVAŞIN TÜRKİYE’YE OLAN ETKİSİ
Programda ayrıca Orta Doğu’da devam eden savaşın Türkiye’ye yansımalarına değinen Yumaklı, şunları kaydetti:
“ABD/İsrail-İran savaşı sonrası, daha önceden aldığımız stok güçlendirici tedbirler sayesinde gübre tedarikinde herhangi bir sorun yaşamadık. Bunun yanında Ticaret Bakanlığımızla koordineli şekilde gübre ile alakalı bazı dış ticaret tedbirleri ve gümrük vergisi indirimleri gibi önlemler aldık.
Ayrıca yaklaşık 10 yıldır kullanımı yasak olan amonyum nitrat gübresinin üretimine yeniden izin verdik. Türkiye olarak elbette kalıcı barışın sağlanmasından yanayız. Ancak savaşın sürecine ilişkin henüz net bir tablo bulunmuyor.
Bu nedenle özellikle önümüzdeki ekim dönemlerinde üreticilerimizin sıkıntı yaşamaması adına bazı ülkelerle görüşmelerimiz sürüyor. Gübre tedariği konusunda alternatif pazar arayışlarımızda da son aşamaya geldik.”
“ZOR GEÇEN BİR YILIN ARDINDAN BU YIL OLUMLU HABERLER ALIYORUZ”
Tarım alanında bu yılki üretim beklentisine değinen Bakan, “Geçen yıl hatırlanacağı üzere son yılların en büyük zirai don hadiselerinden birini yaşadık. Bazı ürünlerde ciddi rekolte kayıpları meydana geldi. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize destek olmak amacıyla yaklaşık 46 milyar liralık ödeme yaptık.
Bununla da kalmayıp tüm ekiplerimiz sahaya çıkarak ağaçların bir sonraki yıla hazırlanması için üreticilerimizle omuz omuza çalıştı.Zirai donun yanında kuraklık da ciddi rekolte kayıplarına sebep oldu. Zor geçen bir yılın ardından bu yıl ise olumlu haberler alıyoruz.
Hem hububatta hem de sebze-meyve çeşitlerinde bereketli bir sezon bizi bekliyor. İnşallah hem üreticimizin kazanacağı hem de tüketicimizin uygun fiyatla bol ürüne ulaşacağı bir dönem yaşayacağız.” ifadelerini kullandı.
“YAPAY ET DİYE BİR GÜNDEMİMİZ HİÇ OLMADI”
Dünyada sıkça konuşulan yapay et tartışmaları hakkında da konuşan Bakan, şöyle dedi:
“Çok net söylüyorum: Yapay et diye bir gündemimiz hiç olmadı, bundan sonra da olmayacak. Zaman zaman bu konuda dezenformasyon yapıldığına şahit oluyoruz.
Ben bu konuyu defalarca açıkladım. Sizler aracılığıyla bir kez daha ifade etmek isterim; yapay et Türkiye’ye giremez. Bakanlığımızın bu konuda herhangi bir çalışması da bulunmamaktadır.”
“GENÇLERİN TARIMDAN UZAKLAŞMASI TÜM DÜNYANIN SORUNU”
Gençleri kendi alanlarına çekmek için bazı çalışmalar yaptıklarını ifade eden Yumaklı, “Türkiye’de çiftçi yaş ortalaması Avrupa ile aynı seviyede; 58. ABD’de ise 59. Gençlerin tarımdan uzaklaşması yalnızca Türkiye’nin değil, tüm dünyanın sorunu. Her ülke bu konuda çözüm arayışı içinde.
Biz de Bakanlık olarak gençlerimizin önünü açmak, onları desteklemek ve üretimde daha fazla söz sahibi olmalarını sağlamak için çalışmalar yürütüyoruz. Tüm desteklerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza öncelik tanıyoruz.
Son olarak Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında 2026 yılı için 10 milyar liralık bütçe ayırdık. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelere, KDV dâhil yüzde 50 ila 70 oranında hibe desteği sağlayacağız. Bu desteklerin en az yüzde 20’si gençlerimize ve kadınlarımıza verilecek.” diye konuştu.
GENÇLER KARAR MEKANİZMASINDA YER ALIYOR
Gençleri karar alma mekanizmasına da dahil ettiklerini belirten Bakan, şunları söyledi:
“Bunun yanında gençlerimizin fikirlerine de büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Tarım Orman Gençlik Konseyi kurduk. Tarım Orman Gençlik Konseyimizde 40 ilden 42 genç kardeşimiz yer alıyor.
Hepsi tarımsal faaliyetlerle uğraşıyor. Bu arkadaşlarımız üniversitelerde, panellerde ve sempozyumlarda kendi faaliyet alanlarıyla ilgili tecrübelerini paylaşarak yaşıtlarına ve kendilerinden daha genç arkadaşlarına ilham oluyor. Hepsi pırıl pırıl gençler. Kendileriyle gurur duyuyorum.”
“KIRMIZI ETTE KENDİNE YETERLİLİK ORANU YÜZDE 90”
Türkiye’nin kırmızı et konusunda yetersiz bir üretime sahip olduğu iddialarına da yanıt veren Bakan Yumaklı, “Türkiye’nin kırmızı ette kendine yeterlilik oranı yaklaşık yüzde 90. Ancak bu konuda çok ciddi bir dezenformasyon yürütülüyor. Sanki ülkemizde tüketilen kırmızı etin tamamı ithalmiş gibi bir algı oluşturuluyor. Bu, üreticilerimize yapılan büyük bir haksızlıktır.
Elbette bu oranı yüzde 100’e çıkarmak hatta arz fazlasını ihraç etmek için çalışmalarımız sürüyor. Bunların başında Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi geliyor. TİGEM’deki büyükbaş hayvanlardan 5 ila 30 arasında gebe düveyi, çok ciddi finansman avantajlarıyla üreticilerimize verdik.
Ayrıca 1 yıllık sigorta ve 1 yıllık besleme desteği kapsamında yaklaşık 270 bin liralık katkıyı da biz sağlıyoruz. Bu projede özellikle gençlerimizi, kadınlarımızı ve tarımla ilgili mühendislik fakültelerinden mezun olan arkadaşlarımızı önceledik. Çok yoğun başvuru aldık. Birinci etap neredeyse tamamlandı. Proje devam edecek.” ifadelerine yer verdi.

ORMAN YANGINLARINA İLİŞKİN ALINAN TEDBİRLER
Havaların ısınmasıyla yeniden gündeme gelen ve Türkiye’nin yaz aylarında sık sık yüzleştiği bir sorun olan orman yangınlarına ilişkin alınan tedbirler hakkında konuşan İbrahim Yumaklı, şu şekilde konuştu:
“Yaz ayları yaklaşırken orman yangınlarıyla ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Ormanla iç içe yaşayan köy ve mahallelerimizin tamamına giderek bilgilendirmelerde bulunduk.
Geçtiğimiz günlerde, riskli illerimizin valileriyle ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çifçi’nin katılımıyla kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik. Alınan ve alınacak tedbirleri değerlendirdik.
Bu yıl mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA görev alacak. Ayrıca yaklaşık 6 bin kara aracımız hazır durumda. 28 bin orman kahramanımız yeşil vatan savunmasında en ön safta cansiperane mücadele edecek. Bunun yanında 138 bin gönüllümüz de bizlere destek veriyor.”
“GIDA GÜVENİRLİĞİ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”
Gıda denetimleri konusunda da vatandaşların içine rahatlatan Bakan, “Gıda güvenilirliği bizim kırmızı çizgimizdir. Bu konuda asla taviz vermiyoruz. Türkiye genelinde yılda ortalama 1,3 milyon denetim gerçekleştiriliyor. Bu denetimler sonucunda uygunsuz üretim yapan işletmeleri anlık olarak internet sitemizde yayımlıyoruz.
“En iyi denetçi tüketicinin kendisidir” anlayışıyla vatandaşlarımızı da denetim sürecine dâhil ettik. Güvenilir Gıda mobil uygulamasını hizmete aldık. Vatandaşlarımız gittikleri restoran, market veya diğer işletmelerde gördükleri olumsuzlukları anında bize bildirebiliyor. Biz de ilgili ekiplerimizi hızla görevlendiriyoruz.
Son dönemde gıda güvenilirliği alanında bazı yeni düzenlemeleri de hayata geçirdik. Örneğin içinde çilek bulunmayan, yalnızca aroması kullanılan ürünlerde bunun ambalaj üzerinde açık şekilde belirtilmesi artık zorunlu.” şeklinde konuştu.
İHRAÇ ÜRÜNLERİNİN GERİ DÖNDÜĞÜ İDDİASINA YANIT
İhraç ürünlerin ülkeye geri döndüğü iddialarına ilişkin de açıklamada bulunan Yumaklı, şu ifadelere yer verdi:
“Ülkemizden Avrupa Birliği’ne ihraç edilen ürünlerin uygunluğunu gösteren bir sistem bulunuyor: RASFF, yani Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi. Bu sistemde Türkiye’ye ilişkin uygunsuzluk bildirimleri son 5 yılda yüzde 74 oranında azaldı.
Geri dönen ürünlerin tamamı analizden geçiriliyor. Uygun olmayan ürünler imha ediliyor. İç piyasaya sunulmaları kesinlikle söz konusu değil. Pestisit kullanımını en aza indirmek, hatta sıfırlamak için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.
Bu kapsamda 15 ilde Kalıntı Eylem Planı uyguluyoruz. Ayrıca hangi ürüne, hangi alanda ve ne miktarda ilaç uygulanacağını belirleyen, sınırlayan ve takip edilebilirliği sağlayan B-Reçete Sistemi’ni 1 Ocak’tan bu yana 4 ilde pilot olarak uyguluyoruz. 1 Temmuz itibarıyla sistem tüm Türkiye’de devreye alınacak.”
SKT VE TETT FARKI
Vatandaşlar arasında tartışma yaratan Son Kullanım Tarihi (SKT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farka ilişkin yaşanan soru işaretlerini gideren Bakan, “Son günlerde kamuoyunda Son Kullanım Tarihi (SKT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki fark tartışılıyor.Son Kullanım Tarihi; et, süt, balık gibi çabuk bozulan ve bozulduğunda insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde kullanılır. Eğer SKT geçmişse o ürün kesinlikle tüketilmemelidir. Zaten bu ürünlerin satışı da yasaktır. Satış yapanlara karşı idari yaptırım uygulanmaktadır.
Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise ürünün güvenilirliğini değil; tat, aroma ve kendine özgü kalite özelliklerini koruduğu süreyi ifade eder. Bakliyat, makarna, bisküvi ve konserve gibi ürünlerde bu tarih yer alır.
Etiketinde belirtilen koşullarda saklanmış ve ambalaj bütünlüğü korunmuş bir ürünün TETT’sinin geçmiş olması, o ürünün bozulduğu ya da sağlığa zararlı hâle geldiği anlamına gelmez. Bu yalnızca ürünün kalite özelliklerinde azalma olabileceği anlamına gelir. Bu uygulama dünyanın her yerinde kullanılmaktadır.” sözlerini kullandı.
“TARIMDA PLANLI ÜRETİM DÖNEMİ BAŞLADI”
Konuşmasının sonunda uzun vadeli üretim planlarına yer veren Yumaklı, şöyle söyledi:
“2024 itibarıyla yeni bir sisteme geçtik. Artık tarımda planlı üretim dönemi başladı. Bu konu yaklaşık 40 yıldır konuşuluyordu. Hayata geçirmek bizlere nasip oldu. Sistem; 13 stratejik ürün ve yem bitkilerini kapsıyor. Bu da toplam bitkisel üretimin yaklaşık yüzde 80’ine karşılık geliyor. Planlamanın merkezine ise suyu koyduk.
Hayvansal üretimde de planlı üretime geçtik. Üreticilerimiz planlamaya uyduklarında ilave destek alıyor. Geride bıraktığımız süreçte üreticilerimizin üretim planlamasını ciddi şekilde sahiplendiğini gördük. Bu durum bizleri ziyadesiyle memnun etti. İlk olumlu sonuçları da almaya başladık. Önümüzdeki yıllarda bu sistemin faydalarını çok daha net şekilde hissedeceğiz.”
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi









