CHP tarihinin en sert kavgalarından biri başladı.
38. Olağan Kurultayı’nda yaşanan şaibeler üzerinden başlayan davadan çıkan mutlak butlan kararı içerde zaman zaman kamuoyuna yansıyan kavgayı artık aleni hale getirdi.
Yolsuzluktan tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun güdümü altında siyaset yapan Özgür Özel, butlan kararını tanımayarak göreve iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu’na savaş açtı.
Butlan kararından sonra ilk kez halkın arasına karışan Kılıçdaroğlu, bayramlaşma programında Özel ve yönetimini sert sözlerle eleştirirken isim vermeden İmamoğlu’nu ‘FETÖ artığı’ olarak kodladı.
“Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“Benim bu örgüte bir özür borcum var. Başlattığım tarihi yürüyüşe sinsice sızan FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum.
“GAFİLLERİ KOYNUMDA BESLEDİĞİM İÇİN”
Biz vatan dedikçe biz millet dedikçe, dış odaklardan medet uman o gafilleri koynumda beslediğim için özür dilerim.
Sizin helal lokmalarınızdan artırarak partiye verdikleriniz emekleri kendi kurdukları haram sofralarına meze yapanların hortumlarını zamanında kesemediğim için özür dilerim.
“DELEGELERİ PAVYON MASALARINDA PAZARLIK KONUSU YAPANLARI”
CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’İn partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için özür diliyorum.
Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete, harama bulaşan o belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden ve tarihin önünde halk deryasından özür diliyorum.”

İMAMOĞLU’NDAN KILIÇDAROĞLU’NA SERT SÖZLER: BEDHAH KAYYIM
Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri kavganın kamuoyuna açık şekilde şiddetlenmesine neden oldu.
T24 yazarı Murat Sabuncu’ya konuşan İmamoğlu da Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle hedef aldı.
Kılıçdaroğlu için ‘kukla’ ve ‘kayyım’ ifadelerini kullanan İmamoğlu şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına, delegelerin iradesiyle değil; sarayın yargı marifetiyle kurduğu operasyonla taşınan bir yönetim anlayışının demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunu kim yaparsa yapsın, adı bellidir: Siyasi kayyımlık.
Milletin sandıkta vermediği yetkiyi mahkeme koridorlarından devşirmeye çalışmak, siyaseten de vicdanen, ahlaken de meşru değildir.
‘Dâhili bedhah kayyım’ diyorum ben ona. Çünkü bu partiyi dışarıdan yıkamayanlar, şimdi içeriden teslim almak istiyor. Yanlış mı? Hiç değil!

“SARAYIN KUKLASI”
O yüzden ben bunun CHP içi bir tartışma olduğu fikrini reddediyorum. Bu mesele, Türkiye’de milletin sandık yoluyla iktidarı değiştirme hakkının korunup korunamayacağı meselesidir. Aksini iddia edenler hele de kurumsal siyaset temsilcisiyse kendi varlık amaçlarını anlamsızlandıran bir bakış açısını taşıyorlar.
Hukuku tanımıyorlar. Kurultay yolunu açmıyorlar. Çünkü kaybedeceklerini biliyorlar. Almışlar arkasına Erdoğan’ın yargı kollarını, çok büyük bir maharetmiş gibi partimize darbe yaptırıyorlar.
CHP içi tartışma yoktur. Saray darbesi ve sarayın kuklaları vardır.”
Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’nde makamına oturdu
Kemal Kılıçdaroğlu: Partiyi pavyon masalarına meze edenlerden hesap soracağım
Kılıçdaroğlu: Rüşvetçilerden ve hırsızlardan hesap soracağım
Kemal Kılıçdaroğlu: Gafilleri koynumda beslediğim için özür dilerim
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi









