Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkan Danışmanı Recep Yıldırım, BBP’nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun 2009 yılında hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Yıldırım, kazanın ardından teknik incelemelere katkı sunması amacıyla Türkiye’ye davet edilen Alman kaza kırım uzmanı Uwe Reibel’in süreçten çekilmesinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, uzmanın resmi yollarla yeniden ifadesine başvurulması çağrısında bulundu.
“KAZANIN TÜM YÖNLERİYLE AYDINLATILMASI GEREKİYOR”
Recep Yıldırım, 25 Mart 2009’da meydana gelen ve Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki isimlerin yaşamını yitirdiği helikopter kazasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilemediğini söyledi.
Yıldırım, olayın yalnızca siyasi değil, toplumsal açıdan da büyük önem taşıdığını belirterek, kazanın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasının kamu vicdanı açısından gerekli olduğunu ifade etti.
ALMAN UZMANIN TÜRKİYE’YE DAVET EDİLDİĞİNİ HATIRLATTI
Yıldırım, kazanın ardından dönemin Ulaştırma Bakanlığı tarafından oluşturulan resmi kaza kırım heyetine teknik katkı sağlaması amacıyla Almanya’dan kaza kırım uzmanı Uwe Reibel’in Türkiye’ye davet edildiğini söyledi.
Reibel’in Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile resmi kaza kırım heyetiyle birlikte çalışmasının, olay yerinde incelemelerde bulunmasının ve hazırlayacağı teknik değerlendirmeyi ilgili kurumlara sunmasının planlandığını dile getiren Yıldırım, sürecin beklendiği şekilde ilerlemediğini öne sürdü.

“İNCELEMELERİNİN SINIRLANDIRILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”
Yıldırım, Alman uzmanın olay yerindeki teknik çalışmalarının kapsamlı şekilde yürütülmesine izin verilmediğini iddia etti.
Reibel’in saha incelemelerinin ardından Ankara’da Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri ve dönemin resmi kaza kırım heyetiyle yaklaşık dört saat süren bir toplantı yaptığını belirten Yıldırım, bu görüşmenin ardından yaşananların soruşturmadaki en önemli soru işaretlerinden biri olduğunu savundu.
“TOPLANTIDAN SONRA DOSYADAN ÇEKİLDİ” İDDİASI
Recep Yıldırım, söz konusu toplantının ardından Alman uzmanın dosyada görev almak istemediğini belirterek Türkiye’den ayrıldığını öne sürdü.
Yıldırım, “Yaklaşık dört saat süren toplantıda kendisine ne söylendiği bilinmiyor. Ancak bu görüşmenin ardından artık bu dosyada yer almak istemediğini ifade ettiği iddia ediliyor. Bu durum bizim açımızdan cevaplanması gereken önemli sorulardan biridir.” değerlendirmesinde bulundu.

İLETİŞİM KURULAMADIĞINI SÖYLEDİ
Alman uzmana çok sayıda telefon görüşmesi yapıldığını, ayrıca 2014 yılında yazılı olarak da ulaşıldığını ifade eden Yıldırım, buna rağmen herhangi bir yanıt alınamadığını söyledi.
“YENİDEN DİNLENMESİ SORUŞTURMAYA KATKI SAĞLAYABİLİR”
Yıldırım, son dönemde Yazıcıoğlu dosyasına ilişkin farklı mahkemelerde bulunan belge ve raporların Ankara’da toplanmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Soruşturmanın yeniden kapsamlı şekilde ele alınmasının olumlu olduğunu ifade eden Yıldırım, Alman uzmanın resmi yollarla yeniden dinlenmesinin dosyanın aydınlatılmasına katkı sağlayabileceğini savundu.
Türkiye’ye davet edilmesinin mümkün olmaması halinde ise savcıların da yer aldığı resmi bir heyetin Almanya’ya giderek ifadesine başvurabileceğini öne sürdü.
“TEHDİT EDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
Alman uzmanın tehdit edilip edilmediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yıldırım, bunun kendi kanaatleri olduğunu vurguladı.
Yıldırım, Reibel’in baskı ve tehdit altında kalmış olabileceğini düşündüklerini belirterek, bu nedenle dosyadan çekildiğine inandıklarını ifade etti. Ancak bu değerlendirmelerin kendi görüşleri olduğunu da sözlerine ekledi.
“İLK GÜNDEN BERİ SUİKAST OLDUĞUNU SAVUNUYORUZ”
Recep Yıldırım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği olayın bir kaza olmadığı yönündeki görüşlerini sürdürdüklerini belirtti.
Yıldırım, ilk günden bu yana olayın suikast olduğu kanaatini taşıdıklarını ifade ederek, son dönemde ortaya çıkan gelişmelerin bu değerlendirmelerini güçlendirdiğini ileri sürdü.
“BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR”
Açıklamasının sonunda kamuoyuna da çağrıda bulunan Yıldırım, Muhsin Yazıcıoğlu’nun isminin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini söyledi.
Dosyanın aydınlatılmasının herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu belirten Yıldırım, olayla ilgili bilgi sahibi olan herkesin devlet kurumları ve yargıya destek vermesi gerektiğini ifade ederek, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasının kamu vicdanı açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)








