Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, beraberinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Mardin’e geldi.
Yılmaz ve Bakan Işıkhan’a AK Parti Mardin Milletvekilleri Muhammed Adak ile Faruk Kılıç, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı da eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve beraberindekiler, Mardin Valiliği’ni ziyaret etti.
Yılmaz, daha sonra bir otelde iş insanlarının katılımıyla düzenlenen Mardin İş Dünyası Buluşması’na katıldı.
Yılmaz burada gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
“BELİRSİZLİK ORTAMINDA ŞANSLI BİR KONUMDAYIZ”
Bütün dünyanın zor bir dönemden geçtiğini vurgulayan Yılmaz, “Dünyanın, bölgemizin zor bir döneminden geçiyoruz. Ekonomide tarife savaşlarıyla başlayan yüksek bir belirsizlik ortamı vardı zaten. Son dönemlerde yaşanan jeopolitik gelişmelerle, özellikle İran ile ilgili gelişmeler kapsamında, Amerika ve İsrail’in İran’a saldırısı ve İran’ın da bölge ülkelerine yönelik olası saldırılarıyla birlikte bu belirsizlikler daha fazla artmış durumda.
Pandemiden bugüne dünya ekonomisi hala normalleşebilmiş değil. Zor bir dönemdeyiz. Dünyanın büyümesi, hem üretim anlamında hem de ticaretteki büyümesi tarihi ortalamalarının altında, hala o tarihi ortalamalara dönmüş değil dünya. Dolayısıyla zor bir dönem, belirsizliklerin yükseldiği bir dönem.
Ekonomide en kötü şey belirsizliktir. İnşallah bu belirsizliklerin hem bölgemizde hem de küresel düzeyde azaldığı bir dönemi de görürüz hep birlikte. Biz bu belirsizlik ortamında ülke olarak şanslı bir konumdayız aslında. Bir taraftan dört tarafımız bir ateş çemberi iken istikrarımızı, barışımızı, huzurumuzu koruyoruz.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE OLARAK ‘ÇATIŞMA DEĞİL, SAVAŞ DEĞİL, BARIŞ’ DİYORUZ”
Türkiye’nin barıştan yana diyalog içinde bir politika izlediğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:
Hep söylüyoruz. Bu ortamlarda bütün farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp, onlara tabii ki değer vererek, çünkü farklılıklar hepimizin başının tacıdır, ama bir çatışma konusu haline getirmeden, farklılıkları iç cephemizi güçlendirmek için kullanmalıyız. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi yükseltmemiz lazım.
Böyle bir dönemden geçiyoruz. Bölgemiz üzerinde birçok tuzaklar, birçok oyunlar oynanıyor. Burada yaşayan insanları sevdikleri için değil, kendi menfaatleri için etnik temelde, mezhebi temelde bir takım çatışma ortamları oluşturma gayreti içinde olanlar var. Bunlara karşı çok akıllı bir şekilde, şaşmaz bir şekilde hareket etmek durumundayız.
Dolayısıyla bir taraftan dünyada biz Türkiye olarak ‘Barış diplomasisiyiz’ diyoruz, müzakereyi öne çıkarıyoruz. ‘Çatışma değil, savaş değil, barış’ diyoruz. Ara buluculuk yapıyoruz. Afrika’dan Orta Doğu’ya, Balkanlara varıncaya kadar her bölgede, Ukrayna-Rusya çatışmasına varıncaya kadar barıştan yana bütün taraflarla diyalog içinde bir politika izliyoruz.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NDA TERÖRE YER YOK”
Türkiye Yüzyılı’nda artık terör ve şiddete yer olmadığını belirten Yılmaz, “Diğer taraftan içerde de demokrasimizi, kalkınmamızı güçlendirecek bir anlayış içinde Terörsüz Türkiye’ sürecini devam ettiriyoruz ve yeni aşamalara da gelmiş durumdayız. Meclisimizden en son bir komisyon raporu çıktı. Güzel bir örnek oldu Türkiye için. Birçok parti uzlaştı, ortak bir rapor çıkmış oldu.
İnşallah önümüzdeki süreçlerde silahların gölgesinde olmayan demokratik bir siyaset daha da güç kazanacak. Demokratik rekabet içinde herkes vatandaşa en güzel neyi teklif edecekse, bunları vatandaşımızla demokratik ortamda paylaşacak. Ama teröre artık yer yok. ‘Türkiye Yüzyılı’ diyoruz, Türkiye Yüzyılı’nda teröre, şiddete yer yok.
Kaynaklarımızı boş yere harcamamız hiçbir şekilde kabul edilemez. Bu kaynakları boş yere harcamak yerine, halkımızın, milletimizin refahı için, çoluk çocuğumuzun, gençlerimizin geleceği için kullanacağımız bir dönem olacak. Bu dönem demokraside de, kalkınmada da inşallah yeni hedeflere doğru yürüyeceğiz” diye konuştu.








