Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 17 Nisan 1993’te resmi kayıtlara göre kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti.
Ancak ölümünün ani olması ve dönemin siyasi olayları Özal’ın zehirlendiği iddialarını ve suikast şüphelerini beraberinde getirdi.
Geçtiğimiz günlerde Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik gerçekleştirilen soruşturma çerçevesinde Ahmet Arif Denizolgun hakkında verilen feth-i kabir kararı bu iddiaları tekrar gündeme getirdi.
AHMET ÖZAL’DAN ŞÜPHELİ ÖLÜM İDDİASI
Eski Cumhurbaşkanı Özal’ın oğlu Ahmet Özal, katıldığı CNN Türk canlı yayınında babasının ölümüne dair çeşitli iddialarda bulundu.
Turgut Özal’a ölümünün ardından otopsi işleminin gerçekleşmediğini kaydeden Ahmet Özal, Adli Tıp Kurumu’ndaki FETÖ bağlantılarına dikkat çekerek ölümün şüpheli olduğunu söyledi.
“ADLİ TIP KURUMU’NDAKİ BİRÇOK KİŞİ FETÖ’DEN TUTUKLANDI”
Adli Tıp Kurumu’ndaki birçok kişinin FETÖ’den tutuklandığını söyleyen Özal, şu ifadeleri kaydetti:
“Babamın doktoru diye adlandan şu soldaki adam. O da savcı. O da FETÖ’dan alındı. Evet. Ondan sonra doktoru denilen kişi Amerika’ya gitti. Amerika’da yakaladılar. Bir video çektiler. Kaçıyordu. Onun da videosunu göndermiştim kanala ben. Yani adli tıpta Ankara savcısı beni çağırdı. O adli tıpla ilgili araştırma yapılırken savcı bana şunu söyledi. Adli tıptaki teknisyenler şikayette bulundular. Tehdit ediliyorlar diye bana söyledi. Savcı tehdit ediyormuş birileri.”

“FETULLAH GÜLEN BABAMI HEDEF ALDI”
Babasının ölümündeki şüpheleri 33 yıldır dile getirdiğini kaydeden Özal, o dönem Fethullah Gülen’in Turgut Özal’ın hedef alarak kalem aldığı yazıyı okuyarak şöyle devam etti:
“Fethullah Gülen’in kalemi aldığı bir yazı. FETÖ ile baş başlıklı bir başyazı kalemi alır. Yazısında Cumhurbaşkanı Özal’ı şu cümlelerle tehdit eder: “Milletin yolunu kesen kanlı kabus. Sen çağdaşlık ve çağ atlama atlama naralarıyla kendine avuta dur. Şimdi istersen uyu. Bundan sonra kopacak kıyamet senin kıyametindir.”










