AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından AB adına “Din veya İnanç Temelli Şiddet Eylemleri Mağdurlarını Anma Uluslararası Günü” dolayısıyla yayımlanan açıklamada, din ve inanç özgürlüğünün korunmasının insan haklarının temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.
DİN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ
AB’nin açıklamasında, düşünce, vicdan, din veya inanç özgürlüğünün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile güvence altına alınan temel haklardan biri olduğu hatırlatıldı.
Dünya genelinde milyonlarca kişinin sahip olduğu veya kendisine atfedilen din ya da inanç nedeniyle ayrımcılık, nefret, düşmanlık ve şiddetle karşı karşıya kaldığı belirtildi. Herhangi bir dine veya inanca sahip olmayan kişilerin de benzer tehdit ve baskılara maruz kalabildiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, bu tür saldırılar nedeniyle çok sayıda insanın hayatını kaybettiği ifade edildi.

ANTİSEMİTİZM VE MÜSLÜMAN KARŞITLIĞINA VURGU
AB’nin kendi sınırları içerisinde de din ve inanç temelli nefretle mücadele için çeşitli girişimler yürüttüğü belirtildi.
Bu kapsamda antisemitizm ve Müslüman karşıtlığıyla mücadeleye yönelik özel çalışmaların hayata geçirildiği, Hristiyanlar ve diğer dini toplulukların mensuplarına yönelik ayrımcılık ve şiddetin de kabul edilmediği kaydedildi.
AB’nin tüm dini toplulukların haklarının korunmasına yönelik yaklaşımının, din veya inanç özgürlüğünün evrensel biçimde güvence altına alınması hedefi doğrultusunda sürdürüldüğü ifade edildi.
DİN VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN ÖZEL TEMSİLCİ
Açıklamada, AB Komisyonunun bu yıl üçüncü ülkelerle temasları güçlendirmek ve din veya inanç temelindeki ayrımcılık ile zulme ilişkin küresel farkındalığı artırmak amacıyla Din veya İnanç Özgürlüğünün Teşviki Özel Temsilcisi atadığı da hatırlatıldı.
Özel temsilcilik mekanizmasının, farklı ülkelerle yürütülen temaslarda din ve inanç özgürlüğünün gündemde tutulmasına katkı sağlamasının amaçlandığı belirtildi.
“AYRIMCILIK VE ŞİDDETE KARŞI HAREKETE GEÇİLMELİ”
AB açıklamasında tüm devletlere, din veya inanç temelindeki ayrımcılık ve şiddetle mücadele etmek için harekete geçme çağrısı yapıldı.
Ayrımcılık ve şiddetin devam ettiği sürece, farklı din ve inançlara mensup insanların özgürlük, saygı, hoşgörü ve barış içinde yaşayabildiği bir dünya için çalışmaların sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.
AB, din veya inanç özgürlüğünün bir ayrıcalık değil, herkes için temel bir hak olduğunu belirterek, bu alandaki ihlallere karşı uluslararası düzeyde mücadelenin önemine dikkat çekti.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)









