İBB Davası’nda öne çıkan sanıklardan biri savunmasını yaptı.
Davanın 68’inci duruşmasında, aynı zamanda CHP’li belediyelerde ihaleleri organize etmekle suçlanan suç örgütü davasının da sanığı olan iş insanı Aziz İhsan Aktaş sanık kürsüsüne çıktı.
“İMAMOĞLU LİDERLİĞİNDE KURULMUŞ BİR YAPI”
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmada, kendi adıyla anılan soruşturma kapsamında tutuklandığını ve Nisan 2025’te etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak üzere başvurduğunu hatırlatan Aktaş, savunmasında şunları söyledi:
“Benim karşıma çıkan yapı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapıdır.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talimatları ve para talepleri, İBB iştiraklerinden sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bülbüllü, İstanbul Milletvekili ve eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ile diğer aracılar üzerinden iletilmekteydi.

“TEMEL AMAÇ, İMAMOĞLU’NUN SİYASİ HAYATINI FİNANSE ETMEK”
Belediyeden doğan mevcut alacakları ve hak ediş ödemelerini temel baskı aracı yapan, ayrıca belediyelerle mevcut iş ilişkisinin ceza ve fesih gibi yöntemlerle sona erdirilmesi tehdidini kullanan, imar ve ruhsat süreçlerinde kendilerine pay talep eden bir düzendir.
Sistemin temel amaçlarından en önemlisi Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatının finanse edilmesidir.

“BUNUN ADI SİYASET DEĞİL”
Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse edebilmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulması, yalnızca hukuka aykırı bir eylem değil, aynı zamanda temel ahlaki ve vicdani değerler bakımından da kabul edilmez bir durumdur.
Hiçbir iş insanı siyasi bir faaliyetin finansmanı için baskı ve tehdit ile karşı karşıya bırakılmamalıdır.
Bu sistem aracılığıyla siyaset yapmak isteyen bu kişiler halka hizmet sunmaya odaklanmak yerine iş insanlarından baskı ve zorlama ile para toplamaya çalışıyorlarsa, bunun adı siyaset değil kamu gücünün kötüye kullanılmasıdır.”
“PARALAR ‘SİSTEM’ DEDİKLERİ HAVUZA AKTARILDI”
Yöntem nettir. Önce hak ediş veya mevcut alacak bekletilir, sonra iş insanına sistemin istediği para verilmezse ödemesini alamayacağı söylenir. Para teslimleri yeni bir iş almak için değil, yasal hak edişlerimizi alabilmek için yapılmıştır.
Para doğrudan asıl karar verenlerin talimatı ile bir danışmana, şoföre, otelde veya özel ofiste teslim edilir. Böylece sistem yöneticilerinin arka planda gizli kalması hedeflenir. Paralar belediye kasasına, resmi bir bağış hesabına veya banka hesabına yatırılmamıştır. Nakit çekilmiş, aracılara teslim edilmiş, ilgililerin sistem dediği havuza aktarılmıştır.”









