Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne yönelik, soruşturma başlatıldı.
Soruşturma ‘suç örgütü kurma ve yönetme’, ‘suç örgütüne üye olma’, ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘vergi usul kanununa muhalefet’ suçlarından başlatıldı.
17 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılmasına karar verildi.
Bu kapsamda ‘Alihan Kuriş’ suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

30 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Operasyonda, aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.
3 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.
GÖZALTINA ALINANLARIN İSİMLERİNE ULAŞILDI
3 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi; 9 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
Öte yandan gözaltına alınan şüphelilerin listesi ortaya çıktı:
1. Alihan Kuriş – İstanbul
2. Fahri Candemir – İstanbul
3. Süleyman Kahraman – İstanbul
4. Recep Okumuşlar – İstanbul
5. Şeref Toprak – İstanbul
6. Mehmet Hilmi Molla – İstanbul
7. Nezih Murat Büyükgöze – İstanbul
8. Metin Güder – İstanbul
9. Hilmi Şenol – İstanbul
10. Süleyman Hilmi Koç – İstanbul
11. Yunus Aslan – İstanbul
12. Yusuf Büyükgöze – İstanbul
13. Ahmet Gökçen – İstanbul
14. Muharrem Hilmi Akbulut – İstanbul
15. Mehmet Aksu – Ankara
16. Muhammed Dağ – Ankara
17. Mehmet Bozpınar – Ankara
18. Mehmet Akbacakoğlu – Ankara
19. Ahmet Şimşek – Kayseri
20. Ömer Yılmaz – Karabük
21. Abdulkerim Emrah – Ağrı
22. İsa Çardak – Antalya
23. Cevat Bağcı – Sivas
24. Zeki Altınel – Aydın
25. Ahmet Efe – Denizli
26. Hüseyin Türker – Kütahya
27. Mehmet Kurban – İzmir
28. Mehmet Tekin – İzmir
29. Mustafa Gökduman – Erzurum
30. İsmail Hakkı Akgün – Kütahya
ŞİRKETLERİN FİNANSAL HACİMLERİNDE BELİRGİN ARTIŞ TESPİT EDİLDİ
Şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında alınan MASAK raporunda; şirketlerin birçoğunun 2020 yılı ve sonrasında finansal işlem hacimleri ve mal alış-satış hacimlerinin belirgin şekilde arttığının gözlemlendiği, söz konusu artışlara paralel olarak şirketlerin birçoğunun bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde genellikle oldukça yüksek sermaye ile yeni şirket kurulması yoluna gidildiği ve kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünülen şirketin faaliyet alanından farklı faaliyet alanlarına sahip olduğunun gözlemlendiği, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir öz kaynağının, mal alış-satış ve transfer kaydının bulunmadığı tespit edildi.
Ayrıca, aktif ticari hayatının olmadığı, buna rağmen söz konusu sermayenin büyük çoğunluğu ile bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği, suç örgütünün bu yöntem ile şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı, şirketlerin birçoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığı ile transfer alımları bulunduğu, bununla birlikte şirketlerin büyük çoğunluğunun yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu saptandı.

YÜKSEK MİKTARLI TRANSFERLER DİKKAT ÇEKTİ
Özellikle şirket ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek montanlı nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından ortak olunan şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı, yine benzer şekilde şirket hesaplarına nakit yatırılan/transfer alınan yüksek montanlı tutarların analiz konusu şirketlere ve/veya çeşitli şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden, nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek montanlı transferler gönderildiği, şirketlerin mal alış-satış kayıtlarında diğer tüzel kişiler ile yüksek montanda işlem yapıldığının gözlemlendiği, bununla birlikte çeşitli tüzel kişiler ile yüksek montanlı mal alış-satış işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici bulunduğu, ayrıca şirket hesaplarına mal alış-satış kayıtları ile uyumsuz şekilde yurtdışında mukim çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, yine şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve bu finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespit edildi.










