Tokyo Üniversitesi Endüstriyel Bilimler Enstitüsü’ndeki bilim insanları, cam denince akla gelen kırılganlık algısını kökünden değiştirecek bir buluşa imza attı.
Geliştirilen yeni malzeme, geleneksel camlara kıyasla iki kat daha dayanıklı olmakla kalmıyor; yük taşıma kapasitesiyle dökme demir ve çelik gibi metallerle yarışıyor.
Çatlamıyor, darbeyi emiyor
Peki bu güç nereden geliyor? Klasik camlar ufak bir darbe aldığında üzerindeki mikroskobik çatlaklar hızla büyür ve cam paramparça olur.
Japon araştırmacılar ise camın iç yapısını atomik düzeyde değiştirerek bu zincirleme reaksiyonu engelledi.
Yeni yapı, aldığı darbeyi bir sünger gibi emiyor ve çatlağın ilerlemesine izin vermiyor. Yani bu malzeme, basınca karşı adeta dev bir kalkan görevi görüyor.

Akıllı telefonlardan gökdelenlere yeni bir dönem
Tamamen şeffaf yapısını koruyan bu süper dayanıklı malzemenin kullanım alanı cep telefonlarından devasa yapılara kadar uzanıyor.
Yeni teknoloji sayesinde akıllı telefonların yere düşüp ekranının çatlaması kabusu tarihe karışacak, otomobil camları da dışarıdan gelecek sert darbelere karşı çok daha korunaklı hale gelecek.
Ayrıca deprem ve fırtına riski yüksek bölgelerdeki bina cephelerinde bu malzemenin kullanılması, olası afetlerde can kaybı riskini en aza indirmeyi hedefliyor.
Seri üretim için biraz daha zaman gerekiyor
Malzemenin şeffaflıktan hiçbir şey kaybetmeden bu seviyede bir sağlamlığa ulaşması büyük bir başarı.
Ancak bu yenilikçi teknolojinin günlük hayatımıza girmesi hemen gerçekleşmeyecek. Araştırma ekibi, malzemenin seri üretime uygun hale getirilmesi ve fabrikalardaki bantlara inmesi için önlerinde birkaç yıllık bir süreç olduğunu ifade ediyor.









