Brezilya’ya özgü jabuticaba ağacı, dallarında değil doğrudan gövdesinde yetişen koyu mor meyveleriyle dikkat çekti.
Uzun yıllar büyümesi ve meyve vermesinin sabır gerektirmesi nedeniyle “yaşayan koleksiyon” olarak görülen jabuticaba, özellikle ABD, Avrupa ve Asya’daki egzotik bitki meraklılarının gözdesi haline geldi.
Meyvesi gövdede
Jabuticaba ağacını diğer meyve ağaçlarından ayıran en dikkat çekici özelliği, meyvelerini ince dallarında değil doğrudan gövdesi ve kalın dalları üzerinde vermesi.
Botanikte “kauliflori” olarak adlandırılan bu doğal özellik sayesinde ağaç, hasat döneminde adeta siyah-mor üzümlerle kaplanmış gibi görünüyor.

Hasat süresi çok uzun
Jabuticaba’nın bu kadar değerli olmasının nedeni yalnızca sıra dışı görüntüsü değil.
Tohumdan yetiştirilen bir ağacın ilk meyvesini vermesi çoğu zaman 8 ila 15 yılı buluyor.
Bitki koleksiyonerleri de uzun yıllar beklemek yerine meyve vermeye hazır yetişkin ağaçları satın almayı tercih ediyor. Bu durum, özellikle yaşlı jabuticaba ağaçlarının fiyatını binlerce dolara kadar çıkarabiliyor.

Raf ömrü çok kısa
Üzüme benzeyen jabuticaba meyvesi tatlı ve hafif ekşimsi aromasıyla biliniyor. Ancak en büyük dezavantajı raf ömrünün oldukça kısa olması.
Hasat edildikten sonra yalnızca birkaç gün tazeliğini koruyabilen meyve, bu nedenle uluslararası ticarette yaygın olarak yer almıyor.
Brezilya’da ise reçel, jöle, meyve suyu, şarap ve likör yapımında sıkça kullanılıyor.









