Kıbrıs, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu II. Selim’in padişahlığı döneminde 1571 yılında Venediklilerden fethedildi.
1877-1878 arasında Rusya ile yapılan 93 Harbi sonrası Osmanlı ile İngiltere arasındaki anlaşma doğrultusunda Kıbrıs’ın hukuki egemenliği Osmanlı’da kalacak şekilde yönetimi İngiltere’ye devredildi.
İngiltere, 1. Dünya Savaşı sırasında karşı cephelerde kaldığı Osmanlı’nın toprağı Kıbrıs’ı tamamen ilhak ettiğini duyurdu.
Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 1923’teki Lozan Antlaşması’nda Kıbrıs’taki İngiliz egemenliği kabul edildi.

ADADA GERİLİM
1950’li yıllarda adanın Yunanistan’a bağlanmasını isteyen Rumlar tarafından EOKA örgütü kuruldu.
EOKA örgütü hem adadaki İngiliz yönetimine hem de Türk nüfusa karşı saldırılar başlattı.
Saldırılar üzerine Kıbrıslı Türkler tarafından da direniş örgütlemek amacıyla 1957 yılında Türk Mukavemet Teşkilatı kuruldu.

KIBRIS CUMHURİYETİ
Adada yükselen gerilim üzerine İngiltere, Türkiye ve Yunanistan arasında Kıbrıs konusunda görüşmeler başladı.
Sürecin sonucunda Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin garantörlüğünde 16 Ağustos 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.
Yeni devlette cumhurbaşkanlığı Rum, cumhurbaşkanı yardımcılığı ise Türk toplumuna bırakıldı.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı III. Makarios, ilk cumhurbaşkanı yardımcısı ise Dr. Fazıl Küçük oldu.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin parlamentosu ile kamu ve güvenlik kurumlarında ise iki toplum arasında belirli oranlarda temsil öngörüldü.
Yapılan anlaşma ile Türkiye, Yunanistan ve İngiltere; Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini ve iki toplumlu yapısını korumakla görevli garantör ülkeler olarak kabul edildi.

KANLI NOEL
Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonraki yıllarda da başta 1963 yılındaki “Kanlı Noel” katliamı olmak üzere adadaki Türklere saldırılar dönem dönem yaşanmaya devam etti.
Adada iki toplum arasındaki güvensizlik ve gerginlik sürekli olarak yükseldi.

DARBECİLERİN KIBRIS DARBESİ
Yunanistan’da 1967 yılında darbe yaparak iktidarı ele alan albaylar cuntası, 15 Temmuz 1974 tarihinde de Kıbrıs Cumhuriyeti’nde darbe yapmak için kolları sıvadı.
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios görevden uzaklaştırıldı ve yerine Enosis yanlısı Nikos Sampson göreve getirildi.
Ankara, bu adımın Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasal düzeninin ortadan kaldırılması ve adanın Yunanistan’a bağlanması hedefli bir adım olarak gördüğünü duyurdu.
Diplomatik girişimlerden sonuç alınamaması üzerine Türkiye, garantörlük haklarına dayandığını açıklayarak 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı.

TÜRK ASKERİ KIBRIS’TA
20 Temmuz 1974 sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) çıkarma gemileri Girne’nin batısındaki Pentemili kıyılarına ulaştı.
Hava kuvvetleri, belirlenen bazı hedefleri vururken aynı saatlerde paraşüt ve helikopter birlikleri de Lefkoşa’nın kuzeyine indirildi.

GİRNE-LEFKOŞA KORİDORU
Harekatın ilk aşamasında Girne ile Lefkoşa arasındaki hattın kontrol altına alınması ve adadaki Türk yerleşim bölgeleri arasında bağlantı kurulması hedeflendi.
Bunun kritik adımlarından biri de TSK birlikleri ile adadaki yerleşik Türk Mukavemet Teşkilatı mensupları arasında temas kurulmasıydı.

TÜRK BÖLGELERİ BİRBİRİNE BAĞLANDI
Türk birlikleri, 21 Temmuz günü Girne kent merkezini kontrolüne almayı başardı.
Bir gün sonra ise TSK birlikleri yoğun çatışmalara rağmen ilerleyişini sürdürdü ve hedeflendiği şekilde Girne-Lefkoşa koridoru oluşturuldu.
Adadaki Türk bölgeleri arasında kurulması istenen bağlantı da önemli ölçüde sağlandı.

İLK ATEŞKES
22 Temmuz’da TSK’nın Girne-Lefkoşa koridorunu oluşturmasından saatler sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ve Türkiye’nin Yunanistan ile İngiltere’ye barışı tesis etme çağrıları üzerine TSK tarafından harekat durduruldu.
Türkiye, Yunanistan ve İngiltere arasında 25 Temmuz 1974 tarihinde İsviçre’nin Cenevre kentinde Kıbrıs’la ilgili görüşmeler başladı.
Ancak yaklaşık 3 hafta süren müzakere süreci sonuçsuz kaldı.

AYŞE TATİLE ÇIKTI
Görüşmeler için Cenevre’de bulunan Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in, müzakerelerin sonuçsuz kalması üzerine 13 Ağustos’ta Başbakan Bülent Ecevit ile yaptığı telefon görüşmesinde; telefonun dinleniyor olması ihtimaline karşı bir tedbir olarak 19 yaşındaki kızı Ayşe Güneş’le ilgili bir bilgi verdiği izlenimi uyandıracak şekilde sarfettiği “Ayşe tatile çıksın” ifadesi, ikinci harekatın parolası olarak tarihe geçti.
Telefon görüşmesinin ertesi günü, 14 Ağustos 1974 sabahı ikinci harekat başladı.

HIZLI İLERLEYİŞ
İkinci harekatta ilkine göre çok daha hızlı ilerleyen Türk birlikleri kısa sürede Lefke, Güzelyurt, Mağusa ve Karpaz’a kadar uzanan bölgelerde kontrolü sağladı.
16 Ağustos 1974 itibariyle 3 gün süren çatışmaların sonunda adanın 3’te 1’inden fazlası TSK’nın denetimine girdi.

NİHAİ ATEŞKES
16 Ağustos 1974 tarihinde, hedeflenen tabloya ulaşılmış olması ve yine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından yapılan ateşkes çağrısının ardından harekat durduruldu.
Birleşmiş Milletler gözetiminde yeni bir diplomatik müzakere dönemi başladı.

ÇÖZÜMSÜZLÜKTEN DEVLET DOĞDU
Harekat sonrası kuzeydeki Rumların büyük bölümü güneye, güneydeki Türklerin önemli bir kısmı ise kuzeye geçmesiyle adada fiilen iki yönetim oluştu.
1975 yılında kuzeyde Kıbrıs Türk Federe Devleti ilan edildi.
Birleşmiş Milletler gözetiminde süren çözüm müzakerelerinde Türk tarafına karşı inkarcı tutum nedeniyle uzlaşmaya varılamadı.
Sürecin devamında 15 Kasım 1983 tarihinde adında “federe” vurgusu da bulunmayan bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.

498 ŞEHİT
Kıbrıs Barış Harekatı, 40 bin askerin katılımıyla başladı, bu sayı takviyelerle arttı.
Harekatta 498 Türk askeri şehit oldu.

1030 SORTİ
Harekatta 200’e yakın tank ile savaş ve nakliye uçakları ile deniz kuvvetlerine ait çıkarma unsurları kullanıldı.
Türk Hava Kuvvetleri tarafından 819’u birinci harekatta, 211’i ikinci harekatta olmak üzere 1030 sorti yapıldı.










