İsrail hapishanelerinde yıllarca tutulan Filistinli eski esirler, yaşadıkları sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.
İstanbul’da düzenlenen medya bilgilendirme toplantısında konuşan eski mahkumlar, cezaevlerinde maruz kaldıklarını öne sürdükleri uygulamaların bireysel değil, sistematik olduğunu savundu.
“İçeri Bak İnisiyatifi” tarafından Kariye’de düzenlenen toplantıda, farklı dönemlerde İsrail hapishanelerinde uzun süre kalan ve esir takaslarıyla serbest bırakılan Nafiz Nayif Salim El-Hac Hüseyin, Osman Said Ahmed Said ve Fehd Eş-Şeludi deneyimlerini aktardı.
“FİLİSTİN MESELESİ YILLARA DAYANAN BİR SÜREÇTİR”
Müebbet hapis cezasına çarptırıldıktan sonra esir takası kapsamında serbest bırakıldığını belirten Nafiz Nayif Salim El-Hac Hüseyin, Filistin meselesinin yakın dönemde başlayan bir konu olmadığını ifade etti.
Filistin davasının geçmişten günümüze uzanan bir süreç olduğunu söyleyen Hüseyin, yaşananların tarihsel bir arka plana sahip olduğunu savundu.
İsrail hapishanelerinde halen binlerce Filistinlinin bulunduğunu belirten Hüseyin, “Bu rakamların arkasında aileler, eşler ve çocuklar var. Her birinin gerçek bir yaşam hikayesi bulunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“BİNLERCE KİŞİ MAHKEME KARARI OLMADAN TUTULUYOR”
Hüseyin, İsrail’in farklı dönemlerde Filistin topraklarında çok sayıda hapishane kurduğunu ve bu cezaevlerinde çok sayıda Filistinlinin tutulduğunu ileri sürdü.
Hapishanelerde kadın ve çocukların da bulunduğunu belirten Hüseyin, bazı kişilerin mahkeme kararı olmaksızın idari tutukluluk kapsamında tutulduğunu ifade etti.
Hüseyin ayrıca, hayatını kaybeden bazı Filistinli esirlerin cenazelerinin ailelerine teslim edilmediğini ve yakınlarının defin işlemlerini gerçekleştiremediğini iddia etti.
“İHLALLER BİREYSEL DEĞİL, SİSTEMATİK”
Yaklaşık 31 yıl İsrail hapishanelerinde kaldığını belirten Osman Said Ahmed Said ise cezaevlerinde yaşandığını öne sürdüğü uygulamaların münferit olaylar olmadığını savundu.
Said, kötü muamelelerin belirli kişilerle sınırlı olmadığını, belirli bir düzen içerisinde uygulandığını iddia ederek, hapishane koşullarının ağır olduğunu anlattı.
Cezaevlerinde gıda ve suya erişimin kısıtlandığını, sağlık hizmetlerinden yararlanmanın zorlaştırıldığını ileri süren Said, fiziksel ve psikolojik baskıya maruz kaldıklarını söyledi.
“GÜNLÜK YAŞAMDA TEMEL İHTİYAÇLARA ULAŞMAK ZORLAŞTI”
Said, özellikle suya erişimin kısıtlandığını ve mahkumların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını öne sürdü.
Nakab Hapishanesi’ndeki koşullara ilişkin konuşan Said, su kullanımının sınırlandırıldığını ve mahkumların günlük yaşamlarını sürdürmekte güçlük çektiğini iddia etti.

“HAPİSHANELERDE İŞKENCE İDDİALARININ ARAŞTIRILMASI GEREKİYOR”
Yaklaşık 20 yıl İsrail hapishanelerinde kaldığını ifade eden Fehd Eş-Şeludi de uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu.
Şeludi, hapishanelerde Filistinli esirlere yönelik uygulamaların görünür hale getirilmesi gerektiğini belirterek, yaşananların araştırılması gerektiğini söyledi.
HUKUKİ SÜREÇLER HAKKINDA BİLGİ VERİLDİ
Toplantıda konuşan avukat Gülden Sönmez ise Filistinli esirlerin yaşadıkları iddia edilen hak ihlallerine ilişkin yürütülen hukuki girişimler hakkında bilgi verdi.
Sönmez, bazı eski esirlerin serbest bırakıldıktan sonra ciddi fiziksel ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, iddiaların ulusal ve uluslararası hukuk mekanizmaları önünde takip edildiğini söyledi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmanın devam ettiğini aktaran Sönmez, uluslararası insan hakları mekanizmalarına da başvurular yapıldığını ifade etti.
ULUSLARARASI İNCELEME ÇAĞRISI
Toplantıda söz alan eski esirler ve hukukçular, İsrail hapishanelerindeki uygulamaların bağımsız kurumlar tarafından incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Filistinli esirlerin yaşadıklarının uluslararası kamuoyunun gündeminde tutulması gerektiği belirtilirken, iddiaların hukuki süreçler aracılığıyla araştırılması çağrısı yapıldı.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)









