Yapay zeka, yeni çağın en önemli anahtarı haline geldi.
Hayatımıza daha yeni girmesine rağmen tüm dünyayı etkisi altına aldı.
Zaman zaman yapay zekaya yönelik tedbir çağrıları ve uyarılar yapılırken, en son uyarı Papa 14. Leo’dan geldi.
43 BİN KELİMEDEN OLUŞAN GENELGE YAYINLADI
Papa, Muhteşem İnsanlık adı verilen ve yapay zeka geliştiricilerine ve hükümetlere uyarı ve çağrı niteliği taşıyan 43 bin kelimeden oluşan genelge yayımladı.
Genelgede Papa Leo, yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesinin yavaşlatılması gerektiğini söyledi.
SAVAŞA SÜRÜKENME RİSKİ
Papa, ‘Muhteşem İnsanlık’ genelgesinde yapay zekanın dezenformasyon yaydığını, çatışmalara öncelik verdiğini ve dünyayı sonu gelmez bir savaş yoluna sürükleme riski taşıdığını söyleyerek uyarılarda bulundu.
İran Savaşı’nı eleştirmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump’ın tepkisini çeken Amerikalı Papa Leo, yapay zeka firmalarına seslendi.

YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİNE ÇAĞRI YAPTI
Yapay zeka verilerinin mülkiyetinin yalnızca özel sektörün eline bırakılmamasını, bu firmalarda çalışan işçilerin haklarının korunmasını, çocukların yapay zeka teknolojisinden uzak tutulmasını ve şirketler arasındaki rekabetin azaltılmasını talep etti.
Papa, yapay zekanın askeri alanlardaki kullanımına sınır getirilmesini ve ölümcül olabilecek kararların yapay zeka sistemlerine devredilmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

DÜNYA LİDERLERİ SORUNLARLA YÜZLEŞMELİ
Yapay zekanın riskleri karşısında bireylerin kendilerini çaresiz hissetmemesi gerektiğini savunan Papa Leo, yaptığı açıklamada, dünya liderlerinin yapay zekanın gelişim yönü hakkında toplumun artık hayati sorularla yüzleşmesi gerektiğini ifade etti.
Papa ayrıca yapay zeka sistemlerini besleyen ve akıllı telefon gibi cihazları üreten işçilerin yeni kölelik formlarına maruz kaldığını dile getirdi.
ÖZÜR DİLEDİ
Sanayi Devrimi döneminde işçi haklarını savunan Papa 13. Leo’nun 1891’deki genelgesine atıfta bulunan Papa, dünyanın bazı bölgelerinde çocukların tehlikeli şartlarda çalıştırıldığını ve bilgi akışının kesintisiz sürmesi uğruna bedenlerinin zarar gördüğünü söyledi.
Ayrıca Katolik Kilisesi’nin transatlantik köleliği 19. yüzyıla kadar güçlü bir şekilde kınamadığını kabul ederek kilise adına özür diledi.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi








