Yüksek yargıda kritik tören…
Anayasa Mahkemesinin 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla tören düzenlendi.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN TÖRENE KATILDI
Yüce Divan Salonu’nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yüksek yargı üyeleri ve davetliler katıldı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya, törende yaptığı konuşmada, Yüksek Mahkemenin hukukun üstünlüğünün sürekliliğini ve anayasal düzene ilişkin kuralların öngörülebilirliğini güvence altına alan temel unsurlardan biri olarak öne çıktığını söyledi.
Anayasa Mahkemesinin, anayasal düzenin merkezinde yer alan temel hak ve özgürlüklerin en üst düzeyde korunmasını sağlayan bir güvence mekanizması işlevi gördüğünü belirten Özkaya, Yüksek Mahkemenin, Türk milleti adına verdiği kararlarla yalnızca hukuki uyuşmazlıkları çözmekle kalmadığını, aynı zamanda adalet ve hakkaniyet ilkelerini gözeterek ulusal ve uluslararası insan hakları standartlarını birlikte değerlendiren bütüncül bir yaklaşımı hayata geçirdiğini vurguladı.

YAPAY ZEKANIN HUKUK ALANINDAKİ İŞLEVİNE DEĞİNDİ
Anayasa Mahkemesinin karşı karşıya olduğu yoğun iş yükünün, bir yönüyle bireysel başvuru mekanizmasına duyulan güvenin bir göstergesi olarak değerlendirilebileceğini ancak bu durumun aynı zamanda mahkemenin mevcut kapasitesini zorlayan yapısal ve pratik sorunları da beraberinde getirdiğini vurgulayan Özkaya, şöyle devam etti:
Mahkememiz, artan iş yüküne rağmen başvuruların etkin ve makul sürede sonuçlandırılabilmesi amacıyla çeşitli tedbirler almaya devam etmektedir. Bu kapsamda yargı süreçlerinde teknolojinin daha etkin kullanımı, yapay zeka destekli analiz imkanlarının geliştirilmesi, dijital başvuru sistemlerinin güçlendirilmesi ve başvuruların daha hızlı işlenmesine yönelik uygulamalara ağırlık verilmiştir. Ayrıca yapay zekanın yargı alanında kullanımı konusunda da ciddi çalışmalar yürütüyoruz. 2026 Eylül ayı itibarıyla bireysel başvuru formlarının okunması, özetlenmesi ve kategorize edilmesi aşamasında yapay zekayı devreye almayı hedefliyoruz.
Hakimlik ve savcılığın, salt teknik bir hukuk uygulamasının ötesinde, derin bir ahlaki ve vicdani sorumluluk alanına işaret eden bir meslek olduğunu kaydeden Özkaya, tarihin en köklü mesleklerinden biri olan hakimlikte terazinin, kural ile değer, adalet ile vicdan arasında hassas bir dengeyi temsil ettiğini ifade etti.

HAKİM VE SAVCILARA DİKKAT ÇEKEN TAVSİYELERDE BULUNDU
Hakim ve savcıların temel işlevlerinin, adaleti tesis etmek olduğunu vurgulayan Özkaya, “Hakim ve savcılar, iç dünyalarındaki öznel duygu ve düşünceleri de dahil olmak üzere herhangi bir dışsal etki ve baskı altında kalmadan, çekinmeden, endişe duymadan, tarafsız bir tutumla, pozitif hukuk düzeninin öngördüğü çerçeve içinde aklı ve bilimi daima başat konumda tutarak, hukuka ve vicdani kanaatlerine göre özgürce karar vermelidirler. Hem bireysel hem de kurumsal yönleriyle her daim yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını muhafaza etmelidirler.” diye konuştu.
Hakim ve savcılar ile akıl, vicdan, adalet, ahlak, hak ve devlet kavramları arasında sıkı bir bağ olduğunu belirten Özkaya, “Hakim ve savcılar daima cesur olmalıdırlar, doğru olmalıdırlar. Hiçbir zaman beklenti ve kaygılarının etkisiyle doğruluktan sapmamalıdırlar. Oturdukları makamda daima doğru karar vermek için oturduklarını unutmamalıdırlar. Bunun asli görevleri olduğunu hiç hatırlarından çıkarmamalıdırlar.” değerlendirmesinde bulundu.
“HAKKI BİLEN, HAKSIZLIĞA FIRSA VERMEZ”
AYM Başkanı Özkaya, hakim ve savcılara yönelik tavsiyelerinde şunları kaydetti:
“Adaletin tesisinde hamasete, husumete, kindarlığa, kayırmacılığa ve hatta duygusallığa yer olmadığını asla unutmamalıdırlar. Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar. Kimseyi aldatmamalı, kimseye de aldanmamalıdırlar. Hakkı bilen, haksızlığa fırsat vermez. Hakkı bilen, hakkı inkâr etmez. Kanaatimce doğruyu konuşmak bütün amellerin temelini oluşturur. Doğru sözden göreceğimiz faydayı hiçbir şeyden göremeyiz. Doğru sözü dinlemek çok zordur, zehir gibidir. Lakin yaşanması baldan tatlıdır.

“İBADETLE AF OLMAZ”
Yani doğru sözün yaşanması bal, kabul etmesi zehirdir. Bu bağlamda hâkim ve savcılar gösterişten, riyadan, haramdan, yalandan şiddetle kaçınmalıdırlar. Her daim el emeği ve alın teriyle, bir başka söyleyişle hukuki ve ahlaki olanla yetinmelidirler. Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir, ibadetle af olmaz. Unutmayalım ki haram kazancı Cenab-ı Allah düzgün bir yere sarf ettirmez. Ayrıca şunu da bilelim ki haram yiyen insanların gönül gözleri gerçeği göremez. Zira bir ağızda, midede haram lokma olduğu sürece o ağzın, o midenin sahibinin basireti her tarafa kapalıdır. Haram ile abad olanın sonu berbat olur.”
“EN BÜYÜK ADALETSİZLİK SAVAŞTIR”
Kadir Özkaya, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan savaşlara ve çeşitli krizlere uluslararası toplum ile yargı kurumlarının çoğu zaman geçici çözümlerle yaklaştığını, hatta çoğu zaman gözünü ve vicdanını kapattığını bildirdi.
Birleşmiş Milletler’in dünya barışını koruma misyonuna rağmen, yapısal sorunları nedeniyle Gazze başta olmak üzere dünyanın pek çok yerindeki zulümleri durduracak kararları alamadığını aktaran Özkaya, bu durumun milyonlarca insanın evsiz kalmasına, çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu ifade etti.
“Bütün bunlar, toplumlar arasındaki uçurumu derinleştirmekte birlikte yaşama kültürünü zehirlemektedir.” görüşünü paylaşan Özkaya, sürdürülebilir kalkınmanın ve küresel istikrarın önündeki en büyük engelin, savaşlar ve yapısal adaletsizlikler olduğunu dile getirdi.

KAZDAL İÇİN YEMİN TÖRENİ DÜZENLENDİ
AYM Başkanı Özkaya, Yüksek Mahkeme üyeliğine seçilen Şaban Kazdal’a başarı dileğinde bulundu.
Özkaya’nın konuşmasının ardından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Kazdal için yemin töreni düzenlendi.
Öz geçmişi okunan Kazdal yemin etti. Şaban Kazdal’a kisvesi, Özkaya tarafından giydirildi.









