Avrupa’dan ‘ABD’siz NATO’ senaryosu: Türkiye sahada

Avrupa başkentleri, NATO’nun ABD desteği olmadan nasıl sürdürülebileceği sorusuna yanıt arıyor. ABD’nin ittifaktan çekilmesi ya da askeri desteğini azaltması ihtimali, kıta genelinde “yedek plan” çalışmalarını hızlandırdı.

Yetkililer, bu modelin ittifaka alternatif değil, mevcut yapıyı Avrupa ağırlıklı hale getirmeyi amaçladığını vurguluyor. Hedef; Rusya’ya karşı caydırıcılığı, operasyonel sürekliliği ve nükleer güvenliği korumak.

“AVRUPA NATO’SU” FİKRİ GÜÇ KAZANIYOR

Kulislerde “Avrupa NATO’su” olarak anılan yeni yaklaşım, komuta-kontrol mekanizmalarında Avrupalı aktörlerin daha fazla söz sahibi olmasını öngörüyor. ABD’nin sağlayabileceği askeri kapasite boşluklarının ise Avrupa kaynaklarıyla doldurulması planlanıyor.

Bu süreçte Almanya’nın uzun yıllar sonra pozisyon değiştirmesi kritik bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

BERLİN’DE PARADİGMA DEĞİŞİMİ

Yeni dönemde Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD’nin güvenilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri taşıyor. Berlin yönetimi, geçmişte karşı çıktığı “Avrupa savunma özerkliği” fikrine artık daha sıcak yaklaşıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yürütülen temaslarda, Avrupa’nın nükleer caydırıcılık kapasitesinin genişletilmesi de gündemde.

EN ZORLU BAŞLIK: NÜKLEER ŞEMSİYE

Planın en kritik ayağını, ABD’nin sağladığı nükleer korumanın yerine neyin geçeceği sorusu oluşturuyor. Avrupa’da bu alanda öne çıkan ülkeler Fransa ve İngiltere.

Ancak uzmanlara göre, ABD’nin uydu, erken uyarı ve istihbarat sistemlerinin kısa vadede ikame edilmesi oldukça zor görünüyor.

TRUMP’IN ÇIKIŞLARI SÜRECİ HIZLANDIRDI

ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya yönelik sert açıklamaları ve Avrupa’ya dair “yük paylaşımı” eleştirileri, bu dönüşümün en önemli tetikleyicilerinden biri oldu.

Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland’ı satın alma ya da zorla alma yönündeki çıkışları ve İran gerilimi sonrası NATO’dan ayrılma tehdidi, Avrupa’da alarm zillerini çaldırdı.

AVRUPA: “YÜKÜ BİZ ÜSTLENMEYİZ”

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Avrupa’nın artık kendi savunması için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini açıkça dile getirdi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de ittifakın gelecekte daha fazla Avrupa liderliğinde şekillenebileceği mesajını verdi.

ZORUNLU ASKERLİK YENİDEN GÜNDEMDE

Savunma kapasitesini artırmayı hedefleyen Avrupa ülkelerinde zorunlu askerlik konusu yeniden tartışılmaya başlandı. Soğuk Savaş sonrası bu uygulamayı kaldıran birçok ülkenin yeniden benzer adımlar atabileceği değerlendiriliyor.

SAHADA YENİ DENGE: TÜRKİYE ÖNE ÇIKIYOR

Avrupa’daki askeri dönüşümün sahadaki en somut örneklerinden biri, “Steadfast Dart 26” tatbikatı oldu. NATO’nun Avrupa’daki yeni konuşlanma stratejisini test eden tatbikat, Alman basınında geniş yer buldu.

ABD YOK, YÜK TÜRKİYE’DE

Tatbikatta ABD’nin yer almaması dikkat çekerken, oluşan boşluğun büyük ölçüde Türkiye ve İspanya tarafından doldurulduğu vurgulandı.

Yaklaşık 1500 Türk deniz piyadesi, tatbikatın en kritik unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu durum, NATO içinde yeni bir güç dağılımına işaret eden gelişme olarak yorumlandı.

TÜRK DONANMASI BALTIK’A İLERLEDİ

Tatbikat kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Anadolu başta olmak üzere birçok savaş gemisi Avrupa sularında görev aldı.

“TCG Anadolu”nun yanı sıra “Derya”, “İstanbul” ve “Oruç Reis” gibi unsurların yer aldığı görev grubu, Güney Avrupa’dan Baltık Denizi’ne uzanan geniş bir operasyon gerçekleştirdi.

ALMAN BASINI: YENİ NATO DENGESİ

Alman medyası, ortaya çıkan tabloyu “ABD olmasa da NATO sahada, Türkiye ön safta” sözleriyle değerlendirdi. Tatbikatın, ittifakın ABD olmadan da hareket kabiliyetine sahip olduğunu gösterdiği ifade edildi.

ALMANYA MERKEZ, TÜRKİYE SAHADA

Tatbikatın büyük bölümü Almanya’da gerçekleştirilirken, Berlin’in lojistik merkez rolü üstlendiği, sahadaki askeri gücün ise önemli ölçüde Türkiye ve diğer Avrupa ülkeleri tarafından sağlandığı kaydedildi.

AVRUPA SAVUNMASINDA YENİ DÖNEM

Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler, NATO içinde köklü bir dönüşümün habercisi. ABD’nin rolünün tartışıldığı yeni dönemde, Avrupa ülkeleri kendi güvenlik mimarisini yeniden inşa etmeye hazırlanıyor.

Bu süreçte Türkiye’nin artan askeri katkısı ve operasyonel kapasitesi, kıta güvenliğinde daha belirleyici bir rol üstlenebileceğine işaret ediyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Diğer Haberler

ABD basını: İran’ın Çin yapımı casus uydusu, ABD üslerini hedeflemede kullanıldı

Financial Times tarafından yayımlanan ve sızdırıldığı belirtilen İran askeri belgelerine dayandırılan haberde, Tahran yönetiminin Çin üretimi bir casus uyduyu gizlice devreye aldığı iddia edildi. Habere göre uydu, Orta Doğu’daki ABD askeri …

Haberi Oku
ABD’de “Geçinemiyorum” diyen kadının gözyaşları

ABD ile İran arasındaki savaş, ateşkesle sonuçlandı.  Ancak bu ateşkes oldukça kırılgan ve Pakistan’daki görüşmelerden de sonuç çıkmadı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması sonrası artan gaz fiyatları da ABD’de tepkilere neden oluyor.  ABD’DE VATANDAŞLAR …

Haberi Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gözden Kaçanlar

ABD basını: İran’ın Çin yapımı casus uydusu, ABD üslerini hedeflemede kullanıldı

ABD basını: İran’ın Çin yapımı casus uydusu, ABD üslerini hedeflemede kullanıldı

CHP, Avrupa yolunda: Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu için tura çıkıyor

CHP, Avrupa yolunda: Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu için tura çıkıyor

CENTCOM: ABD’nin limanlarına yönelik ablukası İran’ın ticaretini tamamen durdurdu

CENTCOM: ABD’nin limanlarına yönelik ablukası İran’ın ticaretini tamamen durdurdu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

Bakan Gürlek: Savcılar, şahısların mesleğine bakmaz

Bakan Gürlek: Savcılar, şahısların mesleğine bakmaz

Abdulkadir Uraloğlu: Hürmüz’den 8 gemiyi çıkarma çalışmalarımız sürüyor

Abdulkadir Uraloğlu: Hürmüz’den 8 gemiyi çıkarma çalışmalarımız sürüyor

ABD’de “Geçinemiyorum” diyen kadının gözyaşları

ABD’de “Geçinemiyorum” diyen kadının gözyaşları

Lvbel C5 cephesi kıvırdı: Siyasi görüşle ilişkilendirilmesi doğru değil

Lvbel C5 cephesi kıvırdı: Siyasi görüşle ilişkilendirilmesi doğru değil