Türkiye ekonomisinde makro göstergeler ve otomobil satışları gibi veriler “bahar havası” estirse de, madalyonun öbür yüzünde reel sektör can çekişiyor. Son açıklanan konkordato takip verileri, ekonomik yavaşlamanın sanayinin omurgasına kadar sızdığını kanıtladı. Nisan 2025 ile Mart 2026 arasındaki bir yıllık süreçte, tam 2 bin 225 şirket borçlarını ödeyemediği için mahkemelerin kapısını çalarak koruma talep etti.
Tekstil ve İnşaat: Krizin İki Lokomotifi
Konkordato listesinin zirvesinde, Türkiye’nin istihdam depoları olan tekstil ve inşaat sektörleri yer alıyor.
-
Tekstil Sektörü: 158 dosya ile liderliği kimseye bırakmadı. İhracat pazarlarındaki daralma, artan enerji maliyetleri ve kur üzerindeki baskı, tekstil devlerini finansal uçurumun kenarına itti.
KANITLANMIŞ SONUÇLAR%78.3 başarı · ort. %14.8CCOLA4 Oca – 16 Şub+%38,16GUBRF25 Oca – 11 Şub+%21,55OYAKC4 Oca – 16 Şub+%20,56TKFEN2 Mar – 11 Mar+%20,49AFYON8 Mar – 16 Mar+%14,0316 işlemde ort. %14.8 getiriRAPORU İNCELE →
-
İnşaat Sektörü: Dışarıdan bakıldığında “dev projeler” devam etse de, kredi maliyetlerinin fırlaması ve konut satışlarının bıçak gibi kesilmesi 137 inşaat firmasını konkordato ilan etmek zorunda bıraktı. Kasaya giren sıcak para erirken, dev şantiyeler borç sarmalına girdi.
Sanayi ve Gıdada “Zincirleme” Alarm
Kriz sadece tekstille sınırlı kalmayıp sanayinin yan kollarına da sıçramış durumda. Otomotiv yan sanayi (42 dosya), makine üretimi (39) ve plastik sanayi (36) gibi alanlardaki artış, üretimin temel taşlarının sarsıldığını gösteriyor.
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Daha da kritik olanı, stratejik öneme sahip Tarım ve Gıda sektöründeki bozulma:
-
Tarım sektöründe 56, gıdada ise 53 firma son bir yılda konkordato sürecine girdi. Girdi maliyetleri ve finansman sorunu, Türkiye’nin gıda arz güvenliğini tehdit eder boyuta ulaştı.











