Ahmet Büyükgümüş, Özgür Özel’in erken seçim çıkışlarını değerlendirdi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçim çağrısı yapıyor.

Bugün grup toplantısında da konuşan ve erken seçim çağrısı yapan Özel’e AK Parti’den yeni bir yanıt geldi. 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Ensonhaber Youtube kanalında Çağlar Cilara’nın sorularına yanıt verdi.

Erken seçim çağrılarını değerlendiren Büyükgümüş, CHP’nin kendi içinde yaşadığı kavgaları siyasetin ana gündemi haline getirmeye çalıştığını söyledi. 

Büyükgümüş konuşmasında şöyle dedi; 

“BU SÖYLEM, CHP’NİN KENDİ SİYASAL SINIRLARINA GERİ ÇEKİLMESİ”

Burada aslında sistemi, siyasal işleyişi istikrarsızlaştıran bir tavır içerisinde olduğunu görüyoruz Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve bu aslında yeni de değil. AK Partimiz iktidara geldiğinden bu yana hep Cumhuriyet Halk Partisi erken seçim istemiştir.

Ben aslında bu söylemi ön plana çıkarmalarının da CHP’nin kendi siyasal sınırlarına geri çekilmesi olarak değerlendiriyorum.

Yani Türkiye’de siyasetin ritmi şu şekildedir. AK Partimiz bir seçim kazanır, göreve gelir millete hizmet için seferberlik ruhuyla çalışmalarına başlar.

Arada Cumhuriyet Halk Partisi sürekli erken seçim ister ve seçime gideriz. AK Partimiz seçimi kazanır, yolumuza devam ederiz. Bu o yüzden adeta son 20 yılda bizim demokrasimizin bir geleneğine dönüşmüş durumda.

Ben o yüzden garipsemiyorum da, yabancılamıyorum da ama milletimizin bizden talepleri var. Çözmemiz gereken, aşmamız gereken meseleler var. Türkiye’nin dış politika gündemi başta olmak üzere yön vermemiz gereken çok sayıda başlık var.

Dönüp bunları bir kenara koyup Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içerisinde yaşamış olduğu girdapları, kendi içerisinde yaşamış olduğu çelişkileri, kendi içerisinde yaşamış olduğu koltuk kavgasını alıp da siyasetin ana gündemi haline getirecek halimizde böyle bir ufkumuz da yok.

“KİMSE ÖZGÜR ÖZEL’İN NE DEDİĞİNİ MERAK ETMİYOR”

Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisine düştüğü durumun, özellikle Özgür Özel’in partiyi yönetememesi, politikalara yön verememesi, Türkiye’ye de alternatif, güçlü fikirler ortaya koyamamasını, bu şekilde yaşanılan bu psikolojik, siyasal sıkışmayı aşmaya çalışan bir gündem olarak bunu öne attığı kanaatindeyim.

Fark etmişsinizdir belki bir gazeteci olarak, Sayın Cumhurbaşkanımıza, partimize yönelik yalan, iftira dolu bir şey söylemediğinde kimse Özgür Özel’in ne dediğini merak dahi etmiyor.

Böyle bir yalan, iftira söylemine kendisini ve partisini hapsetmiş durumda. Burada son dönemde iki farklı strateji izlediklerini gözlemliyoruz. Birincisi yalan, iftira ve hakareti ön planına çıkartılması.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yani bu Kemal Kılıçdaroğlu döneminden de başlayarak bir gündemdi. Sayın Cumhurbaşkanımıza Erdoğan’a kim hakaret eder en iyi, AK Parti’yi kim tahkir eder en iyi bu parti içerisinde bir yükselme aracıydı. Bunu iyi yapamayanlar yükselemiyordu.

“SİYASAL SİSTEMİ SÜREKLİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Düşünebiliyor musunuz bir siyasi partinin tek başarı kriteri Sayın Erdoğan’a daha fazla kim hakaret edebilir? Ama bu genel başkan seviyesine çıktı.

Çünkü genel başkan bir siyaset, alternatif bir fikir, parti içerisinde bu oluşturmuş olduğu fikri duruşla insanları etrafında toplayıp sonra da bunu millete mal edecek bir siyasal enerji üretemeyince o da dönüp hep yaptığı gibi hakarete başvuruyor. 

Bu birinci izledikleri yol ve strateji. İkincisi sürekli siyasal sistemi istikrarsızlaştırmak. Bu da Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleni. Bunun zirve yaptığı anlar darbe teşebbüsüne ortam hazırladıkları dönemler.

“MİLLETİMİZİN BİZE VERDİĞİ SÜRE BELLİ”

Ama Allah’a çok şükür bizim en büyük başarılarımızdan biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni hayata geçirerek Türkiye’de böyle vesayet odaklı, siyasete dışarıdan müdahalede bulunan yapıların ve odakların yer almamasını sağlamak oldu.

Ama burada milletimizin bize verdiği görev belli, süre de belli.Herkes buna riayet edecek ve siyaseti sonuçta milletin gönlüne girmek için, insanların rızasını kazanmak için yapacaklar. Bunu da öğrenecekler.

Yani o darbelerden, bir takım çıkar odaklarından, küresel bir takım Türkiye üzerine iddia sahibi olan kişilere gönüllerini, zihinlerini kaptırmak yerine dönüp gerçekten milletin gönlüne girmeye çalışırlarsa bu işte daha başarılı olurlar.

“GÖNÜLLERİNİ MİLLETE ÇEVİRMİŞ DEĞİLLER”

Ben uzunca yıllar içerisinde burada çok aşama kat ettiklerini de görüyorum ama hala gönüllerini millete çevirmiş değiller. Hala milletin rızasına çevirmiş değiller.

Yani zaten bu CHP’yi anlamakta hata yaptığımız yer de burası bence temelde. Bir akıl temelinde bir rasyonel temelle hareket etmiyorlar. Bir panik temeliyle hareket ediyorlar.

Yani mesele şu. Bir kongre geçirdiler ve Türkiye demokrasi tarihinin en utanç verici sahnelerinden birini gördük. Delegelerin, fikirlerinin, iradelerinin maddi bir takım çıkarlarla ipotek altına alındığı yer değiştirdiği bir tablo gördük siyasal olarak.

Devam eden de bir dava var. Bununla alakalı mahkeme kararını verecektir. Ama ben yaptığım siyasal gözlemi söylüyorum.

CHP’nin hali bu. Böyle bir durum içerisindeler. Ve bununla özellikle İstanbul başta olmak üzere bir çıkar şebekesiyle siyaseti rehin almaya çalıştılar.

Ama bugün gelinen noktada başarısız olduklarını görüyoruz. Bu başarısızlık hem kendi içlerinden eleştiriye konu oluyor hem de insanların, milletimizin genel seçmen tabanının burada tasvibini almayıp aksine burada yanlış yapıldığını insanlar en üst perdeden hem onların yüzlerine hem de sahada tarama çalışmalarımızda bulunduğumuzda bizlere ifade ediyorlar.

“BİR SİYASİ AKIL YOK”

Az önce dediniz ya burada anketlerde mi şöyle ya da bu. Buradaki mesele panik siyaseti. Bunu örtmek için ne yapabiliriz şimdi? Bir siyasi akıl yok yani.

O zaman tabii ki siyasi bir akıl yok. Siyasi bir akıl olsaydı bütün bir siyasi partinin enerjisini, bütün bir siyasi partinin ufkunu, imkanını bir avuç yolsuzluk bataklığına saplanmış çeteyi aklamak için kullanmayı tercih etmezlerdi. 

Yani şehir şehir dolaşıp ya hakaret ediyorlar ya yolsuzlukla, arsızlıkla, ahlaksızlıkla bugün müsemma hale gelmiş kişileri bize aklamak için seferber oluyorlar.

Böyle bir siyasi ufuk ya da değerlendirme olabilir mi?  Yani bir siyasi partinin tek gündemi bu olabilir mi? Yani dış politikadan tarıma, enerjiden sağlam bir sürü konu başlığı var. Bakın Çağlar Bey biz Cumhuriyet Halk Partisi ile düşman değiliz. Rakibiz.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi

Diğer Haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı, Türkiye ve İspanya’nın savunma başta olmak üzere her …

Haberi Oku
İstanbul Beşiktaş’taki polis noktasına yönelik terör saldırıyla ilgili iki kişi daha yakalandı

İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde polis noktasına yönelik gerçekleştirilen silahlı terör saldırısına ilişkin soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Güvenlik kaynakları, saldırıyı gerçekleştiren şahısların hem radikal örgüt bağlantıları hem de …

Haberi Oku

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gözden Kaçanlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile görüştü

İstanbul Beşiktaş’taki polis noktasına yönelik terör saldırıyla ilgili iki kişi daha yakalandı

İstanbul Beşiktaş’taki polis noktasına yönelik terör saldırıyla ilgili iki kişi daha yakalandı

Trump ‘yok etmekle’ tehdit etti: İranlı kadınlar köprülere giderek nöbete başladı

Trump ‘yok etmekle’ tehdit etti: İranlı kadınlar köprülere giderek nöbete başladı

İsrail Konsolosluğu önündeki çatışma: Saldırıda kullanılan kiralık aracın izi kamerada

İsrail Konsolosluğu önündeki çatışma: Saldırıda kullanılan kiralık aracın izi kamerada

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 3 isim adliyeye sevk edildi

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: 3 isim adliyeye sevk edildi

Cezaevindeki Muhittin Böcek için bir tutuklama kararı daha

Cezaevindeki Muhittin Böcek için bir tutuklama kararı daha

Savunma sanayiinde tarihi adım: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun Blok-4’ü imzaladı

Savunma sanayiinde tarihi adım: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tayfun Blok-4’ü imzaladı

Beyaz Saray’dan “nükleer silah kullanmayacağız” mesajı

Beyaz Saray’dan “nükleer silah kullanmayacağız” mesajı