Sıfır Atık Hareketi, 27 Eylül 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, “Uluslararası Sıfır Atık Günü” olarak ilan edildi.
ANA TEMA ‘GIDA İSRAFI’
Bu yılki Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamındaki etkinlikler, “gıda israfı” temasıyla düzenleniyor.
OECD’nin yeni Çevre Direktörü De Bourbon de Parme, OECD’nin Paris’teki merkezinde sıfır atık, gıda israfının çevre üzerindeki etkileri ve bu yıl Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) hakkında değerlendirmelerde bulundu.

DÜNYA LİDERLERİNİN SIFIR ATIK KONUSUNA DİKKATİ ÇEKMESİ ÖNEMLİ
De Bourbon de Parme, dünya liderlerinin atık ve döngüsel ekonomi konularına dikkat çekmesinin önemine değinerek, “Yumuşak güçle, dünya liderlerinin bu konuyu (sıfır atık) görüşmesiyle, örneğin (Emine) Erdoğan Hanım’ın bunu gündemin üst sırasına taşımasıyla, diğer dünya liderleri de buna dikkat edecek.” ifadesini kullandı.
Ayrıca De Bourbon de Parme, sıfır atık konusunda gıda israfına değinerek bunun, küresel çapta gıda güvenliği için büyük bir sorun teşkil ettiğini ve iklim üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi.
Birçok insanın “gıda israfının çok miktarda sera gazı ürettiğinden”

TÜRKİYE’DE YAPILACAK COP31’DEN BEKLENTİLER
Antalya’da düzenlenecek COP31 hakkında ise De Bourbon de Parme, “Net sıfır ve sıfır atığın gündemin merkezinde olacağı COP31’i büyük bir heyecanla bekliyoruz. Bunun, bu sorun ve ileriye dönük çözümleri konusuna küresel ölçekte dikkati çekeceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
De Bourbon de Parme, bir önceki Brezilya’da yapılan COP30’da atılan adımların yeterli olmadığını ve Türkiye’de düzenlenecek COP31’den daha büyük beklentileri olduğunu söyleyerek, “(COP30’da) Brezilya’nın çok fazla iş yaptığını düşünüyorum ancak sanki onlar istasyonu inşa etmiş ancak tren henüz istasyonu terk etmemiş gibi. Türkiye’de trenlerin üzerinde sürebileceği rayları döşeyeceğimizi umuyorum ve belki bazı trenler de istasyondan hareket eder.” diye konuştu.
De Bourbon de Parme, Türkiye’nin COP31 kapsamında 9 maddelik eylem planı yayımladığını ve bu konuda diğer ülkelerle müzakerelerini sürdürdüğünü aktararak, Türkiye’nin bu program ile sıfır atık ve yeşil sanayileşmeyi küresel gündemde çok üst sıralara taşıdığına dikkati çekti.

De Bourbon de Parme, “Plastik kirliliğinin 2040 itibarıyla küresel emisyonun yüzde 5’ini oluşturacağı tahmin ediliyor ve yüzde 5, Brezilya’nın yıllık sera gazı emisyonunun iki katı demek.” dedi.
Ancak bu plastik kirliliğinin döngüsel ekonomi içinde kısa vadede azaltılabildiğine değinen De Bourbon de Parme, “Dolayısıyla hem kirliliğe hem de emisyona odaklanmamızda büyük bir kazanç var.” ifadesini kullandı.

TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞI KENTSEL ATIK MİKTARI OECD ORTALAMASININ ALTINDA
Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımından övgüyle bahseden De Bourbon de Parme, “Türkiye sıfır atıkta muhteşem. Bunu (COP31’de) uluslararası ajandaya koyması bu yüzden harika.” değerlendirmesinde bulundu.
De Bourbon de Parme, Türkiye’de kişi başına düşen kentsel atık miktarının OECD ortalamasının oldukça altında olduğunu ve Türkiye’nin bu konuda yıldan yıla ilerleme katettiğini söyleyerek, şunları kaydetti:
De Bourbon de Parme, Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımının sadece ulusal düzeyde değil, küresel olarak da bir farkındalık yarattığını vurguladı.
Türkiye’de yapılacak COP31’e katılmayı iple çektiğini belirten De Bourbon de Parme, “Türkiye’ye yatırım yapmada fırsatlar ve Türkiye’den öğreneceğimiz dersler olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.
De Bourbon de Parme, OECD olarak Türkiye’yi bu yolculuğunda desteklemekten mutluluk duyacaklarını sözlerine ekledi.









