Dünyada enerji krizi…
Orta Doğu’da patlak veren savaşta stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapanması ve İran’ın tankerlere geçiş izni vermemesinin yanısıra enerji tesislerine saldırılar nedeniyle dünya genelinde petrol arzı ciddi anlamda düştü.
ÜLKENİN 1 AYLIK REZERVİ KALDI
Tedarik zincirlerini sarsan bu gelişmeler enerji ihtiyacının büyük bir kısmını Hürmüz üzerinden karşılayan Hindistan’da, petrol krizi yaşanmasına neden oldu.
Hükümet ülkede 1 aylık rezerv kaldığını duyururken, dünyanın en kalabalık ülkesinde halk akaryakıt istasyonlarına akın etti. Halk bir damla benzin için neredeyse birbirini ezdi.
Şubat sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarıyla başlayan süreç, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararıyla küresel bir enerji krizine dönüştü.
Dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği boğazın kapanmasıyla birlikte, Brent petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıktı.

BİNLERCE KİŞİ AKARYAKIT İSTASYONLARINA KOŞTU
Petrol kıtlığı Hindistan’da da kendini gösterdi. Ülkede ciddi bir petrol krizi yaşanıyor.
1.4 milyarlık nüfusu ile dünyanın en kalabalık ülkesi konumundaki halk akaryakıt istasyonlarının önünde dev kalabalıklar oluşturdu.
Sosyal medyada yayılan görüntülerde, Hindistan’ın dört bir yanındaki akaryakıt istasyonlarında metrelerce kuyruk oluştuğu ve insanların birbirini ezme noktasına geldiği görülüyor.
Özellikle Tamil Nadu, Delhi ve Mumbai gibi büyük şehirlerde halk; fiyatların daha da artacağı veya yakıtın tamamen tükeneceği endişesiyle bidonlar ve pet şişelerle istasyonlara akın etti.

HİNDİSTAN EKONOMİSİ ‘ÇİFTE KISKAÇTA’
Analistler, Hindistan’ın bu krizden en çok etkilenen ülkelerden biri olduğunu vurguluyor.
Ülke, mutfak gazı (LPG) ihtiyacının yüzde 60’ını ithal ediyor ve bu ithalatın yüzde 90’ı Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyordu.
Boğazın kapanmasıyla birlikte sadece akaryakıt değil, yemeklik gaz ve nakliye maliyetleri de katlanarak artmaya başladı.
‘STOKÇULUK YAPMAYIN’ ÇAĞRISI
Hindistan hükümeti, stratejik petrol rezervlerinin yaklaşık bir ay yetecek düzeyde olduğunu belirterek halka “panik yapmama” ve “stokçuluktan kaçınma” çağrısında bulundu.
Ancak bölgedeki çatışmaların durulmaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın devam etmesi, dünyanın en kalabalık ülkesindeki enerji endişesini körüklemeye devam ediyor.

NETANYAHU’YA SARILMANIN BEDELİ
Hindistan ile İsrail arasında son 15 yıldır giderek artan ikili işbirliği, uluslararası arenada son dönemin en dikkat çekici yakınlaşmalarından biri olarak öne çıkıyor.
Karşılıklı üst düzey ziyaretlerle birbirini takip ediyor. Bunlara Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin 25–27 Şubat 2026 tarihli İsrail gezisi de eklendi.
Gezi daha başlamadan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Modi’nin ziyaretini dikkat çekici bir biçimde duyurmuştu.
ÖVGÜ DOLU SÖZLER KULLANMIŞTI
Netanyahu, iki devlet arasındaki dostluğu övdü ve bu ilişkinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Netanyahu, ‘bölgedeki radikal eksenlere’ karşı ortak duracak altıgen bir güvenlik iş birliğinin oluşturulacağını ve Hindistan’ın bu yapının önemli bir parçası olmasını istediğini belirtmişti.










