Orta Doğu yangın yeri…
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Körfez’de yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.
Fidan, savaşın çıkmaması için Körfez ülkelerinin yoğun diplomatik çaba yürüttüğünü belirterek, saldırıdan hemen önce dahi diplomasi trafiğinin sürdüğünü söyledi.
TRT Haber canlı yayınında Fatih Çimen’e konuk olan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarından şu ifadelere yer verdi:
“İRAN ADINA YANLIŞ STRATEJİ”
Körfez ülkeleri, büyük bir kısmı, yani bu savaşın çıkmaması için çok çalıştılar esas itibarıyla. Yani ben yakından şahidim. Saldırıdan bir saat öncesine kadar Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı savaşın çıkmaması için uğraşıyordu. Yani aslında İran’ın lehine olacak bir noktada faaliyet gösteriyordu.
Ama buna rağmen İran’ın hiçbir ayrım yapmadan arabulucu Umman’ı, Katar’ı, Kuveyt’i, Bahreyn’i, Suudi Arabistan’ı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Ürdün’ü; yani bütün buraları bombalaması bence inanılmaz derecede yanlış bir strateji. Yani bölgedeki riski zaten çok ciddi yükseltiyor ama diğer taraftan kendisi perspektifinden bakıldığı zaman da son derece yanlış bir strateji.

“EĞER BEN BATACAKSAM BENİMLE BERABER BÖLGEYİ DE BATIRIRIM”
Dostlarımız açısından baktığımız zaman da bizim de kendi stratejik değerlendirmemiz açısından İran adına yanlış bulduğumuz bir husus. Yani kendisi bir savaş içindeyken, bir saldırı altındayken kendisine zararı dokunmayan üslerini, bölge hava sahasını saldıran taraflara açmamış, kendinde bulunan üslerden uçakların kalkmasına izin vermemiş, bunu önceden Amerikalılara ve İsraillilere deklare etmiş ve bir nevi bir nötrlük (tarafsızlık) politikası belirlemiş, bununla da yetinmeyip savaşın durdurulması için çalışmış bu ülkelere bu türden bir taarruz; tabii ki İran’ın aslında tehdit algısının nihai kertede ne derece ciddi olduğunu gösteriyor. Dediğim gibi, yani temel strateji: “Eğer ben batacaksam benimle beraber bölgeyi de batırırım” stratejisi yani.”











